Sitemizin Sürekliliği İçin Lütfen Sponsor Bağlantılarına Tıklayınız.

Sitemizin Sürekliliği İçin Lütfen Sponsor Bağlantılarına Tıklayınız.

Gönderen Konu: Pamuk İplikçiliği  (Okunma sayısı 18061 defa)

Çevrimdışı agbulaka

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 142
    • Profili Görüntüle
Pamuk İplikçiliği
« : Ocak 17, 2010, 02:16:25 ös »
pamuk iplikçiliği üçe ayrılır. üç farklı kalitede pamuk ipliği vardır bunların makine sıralanışı;
 
KARDE PAMUK İPLİKÇİLİĞİ
 
Harman-hallaç
 
Tarak
 
Cer 1.pasaj
 
Cer 2.pasaj
 
Fitil
 
 İplik 
 
PENYE PAMUK İPLİKÇİLİĞİ
 
Harman-hallaç
 
Tarak
 
Şerit birleştirme
 
Vatkalı cer
 
Penye
 
Cer 1.pasaj
 
Cer 2.pasaj
 
Fitil
 
İplik
 
OPEN-END PAMUK İPLİKÇİLİĞİ
 
Harman-hallaç
 
Tarak
 
Cer 1.pasaj
 
Cer 2.pasaj
 
Open-end iplik
 

3.3. Karde Pamuk İplikçiliği

 
3.3.1. Harman Hallaç Dairesi


        Harman-hallacın amacı, balyalar halindeki pamuk kütlelerini açmak, temizlemek ve karıştırmaktır. Bir balya ya da parti pamuktaki eksik bulunması ihtimali yüksek olan özelliklerin, diğerinde fazlasıyla bulunabilmesi mümkün vasıflı pamuk elyafıyla karıştırılarak telafi etmek ve böylece karıştırılmış bir pamuk kütlesi oluşturmaktır. Ayrıca harmanlama, üretilen mamul fiyatının tespiti veya renkli hammaddelerin karıştırılarak çeşitli renklerin eldesi için de kullanılır. Harmanlamada dikkat edilecek hususlar şöyledir:

a-)     Ştapel boyları birbirinden çok farklı elyaf gruplarının karıştırılmaması gerekir.

b-)  Yabancı madde oranı ve renkleri çok farklı pamuk gruplarının harmanlanmasından                               kaçınılmalıdır.

c-)     Mümkün mertebe çok sayıda pamuk balyası harmanlanmalıdır.
                                                                                                               

Harman-hallaç dairesinde gerekli şartlar:

a-)    Sıcaklık: 24-25 oC

b-)    Rutubet: % 50

c-)    Döküntü miktarı: % 6-7 civarı.

Harman-hallaç dairesinde kullanılan makineler :

1.      Otomatik balya açma makinesi (UNİFLOC)

2.      Yatay açıcı (AXİ-FLO)

3.      Harman makinesi (UNİMİX)

4.   İnce açıcı ve temizleyici (ERM)

            5.   Topak besleme

 Şekil 3.2. Harman-hallaç dairesi

 
3.3.1.1. Unifloc Makinesi
 

3.3.1.1.1. Görevleri

 

—           Etrafına dizilen balyalardan pamuğu karıştırarak diğer makinelere beslemek

—           Belli bir oranda pamuğu açmak

—        Pamuk içerisindeki tozu filtre yardımıyla emmek.

 Resim 3.1.  Otomatik balya açma makinesi (UNİFLOC )

 3.3.1.1.2. Çalışma Prensibi

 Makine bir ray ve ray üzerinde hareket eden, açma işlemini gerçekleştiren kuleden meydana gelmiştir.

         Pamuk balyaları rayın etrafına, hazırlanan pamuk reçetesine göre dizilir. Hareketli kulede açma işlemini sağlayan açıcı silindir bulunur. Kulenin balyalar üzerinde ileri-geri hareketi esnasında açıcı silindir, pamuk balyalarından küçük tutamlar halinde parçalar koparır. Kopartılan pamuk tutamları emme tertibatı ile sevk borusuna ve oradan da bir sonraki makineye sevk edilir.

         Rayın bir tarafındaki pamuk bittiği zaman, kule otomatik olarak 180o döner. Böylece diğer taraftaki pamuk balyalarında da aynı işlem tekrarlanır ve pamuk balyalarının iyice karışması sağlanır.

          Rayın bir ucunda kontrol kabini bulunur. Makinenin çalışmasına ilişkin bilgiler kontrol kabininde bulunan bilgisayara yüklenir. Bu bilgiler şunlardır: Balyaların yüksekliği, harman sayısı, her ileri-geri harekette ne kadar pamuk alınacağı, her ileri-geri harekette açıcı kolun kaç santimetre ineceği, yere kaç santimetre kala balya açma işleminin sona ereceği gibi bilgilerdir. Makine kendisinden sonra gelen makinelerle koordineli olarak çalışır. Diğer makineler de pamuğa ihtiyaç olduğunda çalışır, ihtiyaç yok ise bekler. Böylece elektrik tasarrufu sağlanır. Bu işlem elektronik bir sistem tarafından gerçekleştirilir. Kulenin ray üzerinde çalışma uzunluğu, dizilen balyaların toplam uzunluğu kadardır. Bu da ray üzerinde bulunan “Ayar Noktaları” ile gerçekleştirilir. Bu ayar noktaları rayın bir kenarında hareket

edebilir. Balyaların uzunluğuna göre ayar noktası hareket ettirilerek çalışma uzunluğu saptanır. Kule çalışmaya tam olarak başlamadan önce yüklenen bilgiler doğrultusunda, balyaların üzerinde baştan sona kadar gidip gelir. Bu arada balyaların yüksekliğini, balyalar arasındaki yükseklik farkını hafızasına kaydeder. Esas çalışmaya bu ölçme işleminden sonra başlanır. Ölçme işlemi, açma silindirinin hemen altında bulunan fotosel yardımıyla yapılır. Açma silindirinin balyaya dalmasında esas prensip her seferinde aynı miktarda pamuk almaktır.

 Şekil 3.3. Unifloc makinesinin teknik çizimi

 3.3.1.2. Axi-Flo (Yata Açıcı)

 3.3.1.2.1. Çalışma Prensibi

 

İki tambur ve tamburları 180o çevreleyen ızgaralardan meydana gelmiştir. Tamburların üzerinde dairesel kesitli ve uçları köreltilmiş çubuklarla donatılmıştır.

         Pamuk, giriş kısmından girerek ilk tamburla karşılaşır. Pamuk bu tamburla yarım tur atarak açılıp temizlenir. Açılan ve temizlenen pamuk tamburun üst kısmında bulunan hava akımını yönlendirici levhalar yardımıyla ikinci tambura gelir. Bu tamburla birlikte bir tur atarak tekrar ilk tambura verilir. Bu şekilde makinede iki ila üç tur atan pamuk, hava akımı ile çıkış kısmından bir sonraki makineye sevk edilir. [14,15]

         Yabancı madde oranı yüksek olan pamuğu temizlemek için kademeli temizleme etkisine ilaveten temizleme prosesinin başlangıcında Axi-Flo makinesinin değerli ölçüde açma fonksiyonu bulunmaktadır. Axi-Flo'da temizleme, elyafı tutmadan, açıkta uçuşurken yapılmaktadır. Temizleme prosesi, demir çubuklu valsler ve ızgaraların karşılıklı etkileşimi ve hava akımı ile gerçekleşmektedir. Pamuk burada hasar görmeden kaba çepellerinden arındırılmakta ve aynı zamanda açılmaktadır. Bütün modern temizleme makinelerinde olduğu gibi tabiatıyla burada da otomatik telef toplama sistemi bulunmaktadır. Pamuk çıkış borusu, makinenin içerisine pamuk giriş borusundan daha yükseğe yerleştirilmiştir. Böylece makineden çıkan hava akımı sadece hafif pamuk tutamlarını taşıyabilmektedir. Böylece açılmış ve temizlenmiş pamuk demetleri lüzumsuz yere dövülmeye maruz kalmadan makineden çıkabilmektedir. Bu durum iyi elyaf kaybını, neps oluşmasını ve elyaf düğümlenmesini önlemektedir. Büyük tutam halindeki lifler düğümlenmekte veya ızgaralar arasında kaybolmaktadır. Bunlar küçük tutamlara ayrılıncaya ve yabancı maddelerden temizleninceye kadar ayarlanabilir bir klepe vasıtasıyla makinede bekletilmektedir. Axi-Flo'dan sonra tutuculu temizleme noktasına ulaşan pamuk tutamları sadece iyi açılmış olmayıp aynı zamanda aynı büyüklüktedirler. Böylece dövücüler elyaf demetini dövmemekte ve ştapel boyuna zarar vermemektedir. [16]   

Şekil 3.4. Axi-flo’nun teknik çizimi ve ızgaralar kısmının ayrıntılı şekli

 
3.3.1.3. Unimix (Harman) Makinesi             
 

3.3.1.3.1. Görevleri

—           Pamuğu homojen bir şekilde karıştırmak

—           Karıştırılan pamuğu açmak ve temizlemek.

3.3.1.3.2. Çalışma Prensibi

Makine, harman odaları, çivili dik hasır, geri-aşağı sıyırıcılar, besleme silindirleri ve açma silindirlerinden meydana gelmiştir.

         Pamuk, hava akımı ile makineye girer. Harman odalarının üst kısmında kapama sacı bulunur. Kapama sacı pamuğun harman odalarına dökülmesine yardımcı olur. Harman odasında belirlenen seviyede pamuk olduğu zaman kapama sacı kapanır ve pamuk girişini engeller. Belirlenen seviyenin altında olduğu zaman kapama sacı açılır ve pamuğun girmesini sağlar. Pamuk bu şekilde harman odalarına beslenir. Harman odalarının yüksekliği arkadan öne doğru azalır. Bu sayede pamuk sevk hasırına farklı yerlerden katılır. Böylece sevk hasırı üzerinde pamuk harmanlanır. Sevk hasırı, pamuğu çivili dik hasıra iletir. Pamuk çivili hasırla birlikte yukarı doğru hareket eder. Fazla pamuk geri sıyırıcı tarafından iade edilir. Aşağı sıyırıcı çivili hasırdaki pamuğu alarak besleme silindirlerine verir. Besleme silindirleri pamuğu sıkıştırır. Böylece pamuk açılarak temizlenir. Açılıp temizlenen pamuk, hava akımı ile çıkış kısmından makineyi terk eder.

Şekil 3.5. Unimix makinesinin kısımları

         Son çıkan makinelerde besleme işlemi farklı biçimde yapılır. Malzeme giriş sayısı birden fazladır. Birden fazla ve farklı malzeme yanı anda beslenebilir. Örneğin pamuk/polyester aynı anda beslenir. Böylece farklı malzemeler homojen bir şekilde karıştırılır.

 
3.3.1.4. Erm (İnce Açıcı ve Temizleyici) Makinesi

 

3.3.1.4.1. Görevleri

 

—       Pamuğu son bir defa açmak ve temizlemek

—          Pamuğu tarak makinesine kontrollü bir şekilde beslemek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Resim 3.2. Erm (ince açıcı ve temizleyici) makinesi

 

3.3.1.4.2. Çalışma Prensibi

 

Makine besleme haznesi, besleme silindirleri, açma silindirleri ve ızgaralardan meydana gelmiştir.

         Hava akımı sağlayan bir fan tarafından emilen pamuk, besleme haznesine gelir. Haznenin bir tarafında ızgaralar vardır. Pamuk içerisindeki toz ve küçük yabancı maddeler hava ile birlikte ızgaralar arasından emilir. Pamuk bir miktar temizlenir. Besleme haznesinden gelen pamuk, besleme silindirine gelmeden önce toz kafesi tarafından içerisindeki toz, tekrar emilir. Besleme silindirleri pamuğu sıkıştırırlar. Açma silindirleri sıkıştırılan pamuğu, parçalayarak ızgaralara çarptırır. Bu esnada pamuk iyice açılır ve temizlenir. Yabancı maddeler ızgaralardan aşağıya düşürülür. Açılıp temizlenen pamuk, hava akımı ile tarak makinelerine beslenir.

         Açma silindirlerinin üzeri testere dişlerine benzeyen garnitür telleriyle kaplıdır. Bu şekilde pamuğun oldukça küçük parçalara ayrılmasını sağlar

         Besleme silindirleriyle açma silindirlerinin arasındaki mesafe döküntüye etki eder. Aradaki mesafe elyafın ortalama boyuna göre belirlenir. Mesafenin az tutulması elyafın kırılmasına yol açar. Fazla olması elyafın tam olarak temizlenmemesine sebep olur. Izgara ayarları da pamuğun kirliliğine göre ayarlanır. 

 

 


 

Kısımları:

Malzeme besleme haznesi.
Toz kafesi.
Besleme silindirleri.
Izgaralar.
Açma silindirleri.
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 

 

Şekil 3.6. Erm makinesinin kısımları
 

3.3.1.5. Topak Besleme
 

3.3.1.5.1. Görevi

 

Pamuğu tarak makinelerine dengeli bir şekilde besler.

 

3.3.1.5.2. Çalışma Prensibi

 

Topak besleme bir makine değildir, sadece harman hallaç ile tarak makinesi arasında besleme yapan bir sistemdir. Dağıtım kanallarından ve bütün tarak makinelerine besleme yapan besleme odalarından oluşur.

         Hallaç dairesinden çıkan malzeme bir fan vasıtasıyla besleme kanalına verilir. Besleme kanalından malzeme ayırma başlığı ile makinenin besleme haznesine dolar. Besleme haznesi, besleme kanalındaki havayı emerek malzemenin gelmesini sağlar. Malzeme makineye girince, hava da delikli ızgaralardan hava durgunlaştırma boşluğuna ve oradan da eksoz çıkışı ile filtre sistemine gider. Besleme silindirleri malzemeyi tutamlar halinde açma silindirlerine besler. Besleme silindirleri, açma silindiri ve rehber plaka vasıtasıyla malzeme açılarak doldurma deposuna dolar. Burada fotoseller tarafından malzeme seviyesi kontrol edilir. Bu fotoseller malzemeyi isteğe göre kısar veya ara vererek beslemeyi sağlar. Alma silindirleri tarafından alınan malzeme tarak besleme silindirlerine açık vatka şeklinde beslenir.

         Bir dağıtım kanalı ile 10 adet tarak makinesine besleme yapılabilir. Dağıtım kanalı içindeki malzeme, ayırma başlığında bulunan ivmelendirme ve ayırma kanatları sayesinde makineye beslenir. Malzeme fazla olursa besleme durur veya azaltılır. Bu işlem ivmelendirme ve ayırma kanatlarının kontrollü hareket ettirilmesiyle sağlanır.

      Vatka, tarak makinesine beslenmeden hemen önce bir ölçme cihazı ve silindir tarafından vatkanın kesit alanındaki değişimleri saptanır. Buna göre besleme silindirlerinin hızı azaltılır veya arttırılır. Bu sayede hep aynı miktarda besleme sağlanmış olunur.

 

3.3.1.5.3. Topak Beslemenin Faydaları

 

J           Vatka taşıma işinin ortadan kaldırılması

J           Vatka değiştirme sonucu oluşan düzgünsüzlüğün ortadan kaldırılması

J           İşçiden tasarruf sağlanması

J           Daha yüksek verim elde edilmesi

J           Açılan malzemenin bu durumunun muhafazası.

 

3.3.1.5.4. Topak Beslemenin Sakıncaları

 

L            Bir arıza durumunda bütün tarak makinelerinin durması

L            Düzgünsüzlüğün tam olarak kontrol edilememesi

L            Malzemenin dinlendirilmeden işlem görmesi

 

3.3.2.Tarak Makinesi           
 

3.3.2.1. Görevleri

 

—           Elyaf tutamlarını tek lif haline kadar açmak

—           Kısa elyaf ve yabancı maddeleri ayırmak

—           Lifleri birbirine paralel hale getirmek

—           İstenilen numarada bant elde etmek.         

                               

3.3.2.2. Kısımları

 

—           Besleme kısmı                                               

—           Brizör ( brizör bıçakları ve ızgaralar)

—           Tambur

—           Şapka tertibatı

—           Doffer (penyör)

—           Tülbent alma tertibatı

—           Kalender silindir çifti

—           Koyler tertibatı.   

 

3.3.2.3. Çalışma Prensibi

 

Vatka silindiri vatkayı açarak besleme silindirine sevk eder. Vatka, besleme silindiri ile besleme masası arasında sıkıştırılarak brizöre verilir. Brizör üzerindeki garnitür telleri ve yüksek hızla dönmesiyle, pamuğu besleme silindirleri ve masası arasından parçalıyarak alır. Parçalanıp açılan pamuk brizör bıçakları yardımıyla biraz daha açılır. Açılan pamuk içerisindeki yabancı maddeler ızgaralardan aşağıya dökülür. Besleme silindirleri ve brizör bölgesinde en fazla açma ve temizleme işlemi gerçekleştirilir.

         Brizörde açılıp temizlenen pamuk büyük tambura sevk edilir. Brizörle tambur arasında devralma işlemi gerçekleşir. Bu işlem brizörle tamburun çalışma bölgelerinde aynı yönde dönmeleri, garnitür tellerinin aynı yönde olması ve tamburun çevresel hızının brizörün çevresel hızından fazla olması ile gerçekleşir. Burada da açma işlemi gerçekleşir. Bu işlem sonucunda malzeme tambur yüzeyine ince bir tabaka halinde yayılır.

        Tambur üzerinde şapka çubukları bulunur. Malzeme tambur ile şapka çubukları arasında taraklama işlemine maruz kalır. Taraklama işlemi şöyle gerçekleşir; Şapka ve tamburun çalışma bölgelerinde dönüş yönlerinin aynı olması, tamburun çevresel hızının şapkaya göre çok fazla olması ve garnitür yönlerinin ters olması sonucu gerçekleşir. Taraklama işlemi sonucunda malzeme tek lif haline gelinceye kadar açılır, içerisindeki yabancı maddeler ve kısa lifler uzaklaştırılır ve lifler birbirine paralel hale getirilir.

        Taraklama  işleminden geçen lifler doffere gelir. Tambur ile doffer arasında yığılma işlemi meydana gelir. Tambur ile doffer çalışma bölgesinde aynı dönüş yönlerinin aynı olması, garnitür yönlerinin ters olması ve tamburun çevresel hızının dofferin çevresel hızından fazla olması sonucu yığılma işlemi gerçekleşir. Yığılma işlemi sonucunda malzeme doffer üzerine bir tülbent şeklinde yığılır.

         Doffer üzerindki tülbent, hızar tarağının aşağı-yukarı hareketi ile alınır. Huniden geçirilerek sıkıştırılır ve bant formu verilir. Kalender silindirlerinden geçerek bant formu sabitlenir. Koyler tertibatı ile bir kova içerisine halkalar sarılır.

 

3.3.2.4. Tarak Makinesinde Meydana Gelen İşlemler

 

a-)  Devrelma işlemi: Brizörle tambur arasında meydana gelir. (Şekil 3.7.)

 


—           Garnitür tel yönleri aynı.

—           Dönüş yönleri aynı.

—           Tamburun çevresel hızı > brizörün çevresel hızı.


                  Şekil 3.7. Devrelma işlemi

 

b-) Taraklama işlemi: Tambur ile şapkalar arasında meydana gelir. (Şekil 3.8.)

 


                                                                                                 

—          Garnitür tel yönleri ters.

—          Dönüş yönleri aynı.

—          Tamburun çevresel hızı > şapkaların çevresel hızı.

 

 

               

 

 

 

 

 

 

Şekil 3.8. Taraklama işlemi

 

 

 

c-) Yığılma işlemi: Tambur ile doffer arasında meydana gelir.  (Şekil 3.9.)

 

                                                                     

 

—           Tel yönleri ters.

—           Dönüş yönleri aynı.

—           Tamburun çevresel hızı > dofferin çevresel hızı.

 

 

 

 

 

              Şekil 3.9. Yığılma işlemi

 

3.3.2.5. Tarak Makinesindeki Teknolojik Gelişmeler

 

J           Beslemenin vatka yerine hava akımı ile yapılması. (topak besleme)

J           Sabit şapkaların kullanılması.

J           Tarak regüle sisteminin (otomatik numara düzgünleştirici) kullanılması.

J           Tülbentin hızar yerine alıcı silindirlerle alınması.

J           Kova değişiminin otomatik olması.

J           Yeni tarak garnitürlerinin geliştirilmesi.

J           Brizör sayısının iki ya da üçe çıkartılması.

J           İki tane tamburun kullanılması.

J           Merkezi telef toplama sisteminin kullanılması.

J           Şapka sayısının azaltılması.

 

3.3.3. Cer Makinesi
 

3.3.3.1. Görevleri

 

—          Dublaj ve çekim sayesinde bandın düzgünsüzlüğünün azaltılması.

—          Dublaj sayesinde farklı bantları harmanlamak.

—          Her iki yöndeki lif kancalarını açmak.

—          Çekim yöntemiyle lifleri paralelleştirmek.

—           İstenilen numarada bant elde etmek.

 


 

Şekil 3.10. Cer makinesinin kısımları

3.3.3.2. Çalışma Prensibi

 

Cer makinesinin çalışma prensibi üç ana kısımda incelenir;

        a-) Besleme kısmı: Tarak veya penye kovalarındaki bantlar, besleme silindirleri yardımıyla alınarak besleme masasına verilirler. Besleme silindirleri arasında düşük bir akım vardır. Bant koptuğu zaman silindirler birbiriyle temas eder ve devre tamamlanarak makinenin durması sağlanır. Böylece bantlar  makineye kontrollü bir şekilde beslenir. Bantlar besleme masasında yanyana getirilerek dublaj yapılır. 6 veya 8 bant yanyana getirilerek çekim kısmına verilir.

         b-) Çekim kısmı: Makinenin esas kısmıdır. Ardarda sıralanmış çekim ve baskı silindirleri vardır. Çekim silindirleri madeni olup hareketini motordan alır. Baskı silindirleri ise elastik madde ile kaplı olup hareketlerini çekim silindirlerine sürtünerek alırlar. Silindir çiftlerinin hızları girişten çıkışa doğru artmaktadır. Bantlar silindir çiftleri arasından geçerken, aradaki hız farkından dolayı çekilerek inceltilir. Bu esnada lifler birbirine paralel hale gelirler ve kancaları açılır. Çekilip inceltilen bantlar sarım kısmına verilir.   

        c-) Sarım kısmı: Çekilip inceltilen bantlar bir huniden geçirilerek bant formunu alır. Kalender silindirleri arasında sıkıştırılır. Koyler tertibatıyla kovalara halkalar şeklinde doldurulur. 

 

3.3.3.3. Cer Makinesinde Meydana Gelen İşlemler

 

a-) Dublaj işlemi: İki ya da daha fazla bandın yanyana getirilerek, katlanıp birleştirilmesi işlemidir. Dublaj işleminde amaç, tarak bantlarındaki düzgünsüzlüğü azaltmaktır. Tarak makinesinden çıkan bantların kalınlığı her yerde aynı değildir. Bant boyunca ince ve kalın yerler vardır. Bantların düzeltilmesi birkaç bandın dublaj yapılmasıyla mümkündür. Bantlardaki ince ve kalın yerler muhtelif yerlerde bulunurlar. Aynı sırayı takip etmezler. Birkaç bandı yanyana getirecek olursak, bir bandın kalın yeri, diğer bandın ince yerine tesadüfi olarak yanyana gelir. Böylece her iki bandın tesadüfi olarak düzgünleştiği görülür. Dublaj ile kalınlaşan bant, çekim işlemi ile eski formuna kavuşur.

b-) Çekim işlemi: Hızları farklı olan silindir çiftleri arasında, bantların çekilerek inceltilmesi işlemidir. Çekme işleminde amaç, dublaj ile kalınlığı artan bantları çekerek inceltmektir. Aynı zamanda lifleri paralelleştirmek ve lif kancalarını açmaktır.

         Çekim işlemi, biri diğerinden daha fazla çevresel hıza sahip olan iki silindir çifti arasında gerçekleşir. Öndeki silindir arkadaki silindirden daha fazla çevresel hıza sahip olduğundan bantları çekerek inceltir. 

       Çekme işlemi sırasında lifler birbiri arasından sürtünerek kaydığından lifler hem paralelleşir hem de lif ucundaki kanca düzeltilir. Ancak bu işlem sonucunda liflerin bir ucundaki kanca açılır ve diğer uçtaki kancayı açabilmek için bantların cer makinesinden ikinci kez geçirilmesi gerekir. İkinci işlemde bantların yönü ters döndüğünden diğer açılmayan kanca da açılmış olur.

         Dublaj ve çekim işlemi sonucunda bantlar içerisindeki lifler birbirine karışırlar. Yani çıkan bantta lifler birbirine karışmış olurlar. Bu etki nedeniyle farklı bantlar cer makinesinde harmanlanabilir. Örneğin viskon veya polyester, pamuk bantları ile istenilen oranda karıştırılabilir.

 

3.3.3.4. Cerde Regüle Sistemi

 

Regüle sistemi daha düzgün bant elde etmek için kullanılır. Diğer bir adı da otomatik numara düzgünleştirme sistemidir. Çalışma prensibi kısaca şöyledir: Bantların kalınlığı çekim kısmına girmeden hemen önce iki silindir tarafından ölçülür. Bantlarda incelme ya da kalın olma durumuna göre besleme azaltılır veya arttırılır. Böylece bandın düzgün olması sağlanır.

   

3.3.3.5. Cer Makinesindeki Teknolojik Gelişmeler

 

J           Kova değişiminin otomatik olarak yapılması

J           Merkezi toz ve telef emme tertibatının yerleştirilmesi

J           Regüle sisteminin kullanılması

J           Bant kopuğunda otomatik durma

J           Baskı silindirlerinin hidrolik basınçla sıkıştırılması.

 

3.3.4. Fitil Makinesi
 

3.3.4.1. Görevleri

 

—           Cer bandını çekerek, incelterek, istenilen numarada fitil elde etmek

—           Fitile az miktarda büküm (geçici büküm) vererek mukavemet kazandırmak

—           Fitili masura üzerine düzgün bir şekilde sarmak.

 

3.3.4.2. Kısımları

 

—          Besleme kısmı

—          Çekim kısmı

—          Büküm ve sarım kısmı. (Şekil 3.11.)

 

1.      Cer kovaları                                    6.   Masura

2.      Besleme silindirleri                        7.    Fitil yumağı

3.      Baskı silindirleri                             8.   Araba tertibatı

4.      Çekim silindirleri                            9.   Alt tabla dişlisi

                    5.   Kelebekler

 


 

Şekil 3.11. Fitil makinesinin kısımları

 

3.3.4.3. Çalışma Prensibi 

 

a-)  Besleme kısmı: Cer bantları besleme silindirleri tarafından kontrollü bir şekilde alınarak çekim kısmına beslenir. Bant kopması veya bitmesi halinde fotosel tertibatı makineyi durdurur. Böylece bant makineye kontrollü bir şekilde beslenir.

b-) Çekim kısmı: Çekim kısmında madeni çekim silindirleri, elastik madde ile kaplı baskı silindirleri ve apron çifti bulunmaktadır. Girişten çıkışa doğru silindir hızları artmaktadır. Silindirler arasındaki hız farkından dolayı cer bandı çekilerek inceltilir ve fitil haline getirilir. Fitil haline gelen bant kendi ağırlığını taşıyamaz durumdadır; bu nedenle mukavemet kazandırmak üzere büküm ve sarım kısmına verilir.

c-) Büküm ve sarım kısmı: Büküm kısmında kelebek, iğ, araba tertibatı, tahrik elemanları ve masura bulunmaktadır. Büküm işlemi çıkış silindirleri ile kelebeğe giriş noktası arasında gerçekleşir. Fitilin üst ucu çıkış silindiri ile üzerindeki baskı silindirleri arasında sıkıştırılır. Kelebeğin giriş notası fitilin alt ucunu döndürerek büküm işlemini gerçekleştirir. Kelebeğin boş kanadı içerisinden geçen fitil, baskı parmağından geçerek masura üzerine sarılır.

Sarım işlemi masura ile kelebek arasında gerçekleşir. Masura ve kelebek aynı yönde dönerler. Masura, hareketini arabada bulunan dişlilerden alır.  Dolayısıyla masura ve kelebek, hareketlerini farklı yerlerden alırlar. Sarım işleminin gerçekleşmesi masuranın çevresel hızının, kelebeğin çevresel hızından daha fazla olması ile gerçekleşir.

Araba tertibatı ve üzerinde bulunan masura aşağı-yukarı hareket eder. Her hareket sonunda masura üzerinde bir sarım katı oluşur. Yani araba aşağı indiğinde birinci sarım katı, yukarı çıktığında ise ikinci sarım katı oluşur. Sarım katları arttıkça masura çapı artar. Masura çapı arttıkça çevresel hızı da artar. Çevresel hız arttıkça fitil gerginliği artar. Bu gerginliğin artmasını önlemek için her sarım katından sonra masura devri az miktarda azalır. Böylece fitil hep aynı gerginlikte masura üzerine sarılır. Masura devrinin azaltılması konik kasnaklar sayesinde gerçekleştirilir.

Arabanın aşağı-yukarı hareketi sarım katlarını oluşturduğu gibi, bu hareketin giderek kısalması ile konik bir sarım gerçekleştirilir. Konik sarım, fitilin iplik makinesine düzgün beslenmesini sağlar.

Manşon:  Elastik madde ile kaplı küçük baskı silindirlerine manşon denir. Bunlar bir tabancaya takılır. Bu tabancaya baskı tabancası denir. Tabancadaki yayın etkisi ile manşonlar çekim silindirlerinin üzerine basınç yaparlar.

Apron: Çekim kısmında, çekimin daha kontrollü bir şekilde yapılmasını sağlayan ince kayışlara apron denir.

 

3.3.4.4. Fitil Makinesindeki Teknolojik Gelişmeler
 

J          Kelebeğin, üst taraftan kayışla hareket alması

J          Araba tertibatının takım değiştirme sırasında 22o yan yatması

J          Konik kasnaktaki kayışın otomatik olarak geri götürülmesi

J          Makine çalışmaya başlarken yavaş yavaş hızlanarak başlaması

J          Fitil kopması halinde makinenin hemen durabilmesi

J          Çalışma hızının  arttırılması

 
3.3.5. İplik Makinesi
 

3.3.5.1 Görevleri

 

—           Fitili çekerek ve incelterek istenilen numarada iplik elde etmek

—           Elde edilen ipliğe mukavemet kazandırmak için büküm vermek

—           Büküm verilen ipliği düzgün bir şekilde masura üzerine sarmak.

3.3.5.2. Kısımları

 

—          Besleme kısmı

—          Çekim kısmı

—          Büküm ve sarım kısmı.

 


1. Fitil yumakları 2. Baskı

    silindirleri

3. Çekim

    silindirleri

4. Apron çifti

5. Domuz

    kuyruğu

6. Balon kırıcı

7. Kopça

8. Bilezik

9. Masura (iğ)

10. Baraban

      kasnağı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                       Şekil 3.12. Ring iplik makinesinin kısımları

 

3.3.5.3. Çalışma Prensibi

 

         a-) Besleme kısmı: Fitil askıları (“casablanca”) ve kılavuzlardan meydana gelir. Fitil masuraları fitil askılarına takılır. Fitil uçları kılavuzlardan geçirilerek çekim kısmına verilir. Fitiller çekim kısmına girmeden önce sağa-sola hareket eden kılavuzlardan geçirilir. Çalışma sırasında kılavuzlar sağa-sola hareket ederler. Böylece baskı silindirlerinin hep aynı yerden aşınmasını engeller. 

         b-) Çekim kısmı: Baskı silindirleri, çekim silindirleri ve apron çiftlerinden meydana gelir. Silindirlerin hızları girişten çıkışa doğru artmaktadır. Silindirler arasındaki hız farkından dolayı fitil çekilerek inceltilir ve iplik haline getirilir.

        Elde edilen iplik kendi ağırlığını taşıyamayacak kadar mukavemetsizdir. Bu nedenle mukavemet kazandırmak üzere büküm ve sarım kısmına verilir.

        c-) Büküm ve sarım kısmı: Büküm ve sarım kısmı; iğ, bilezik, kopça ve araba tertibatından meydana gelir. İnceltilen fitile mukavemet kazandırmak ve iplik formunu  vermek için büküm işlemi uygulanır. Büküm işlemi, çıkış silindiri ile bilezik üzerinde bulunan kopça arasında gerçekleşir. İpliğin üst ucu çıkış silindiri ve üzerinde baskı silindiri arasında sıkıştırılır. Kopça bilezik üzerinde dönme hareketi yaparak ipliğin alt ucunu döndürür. Böylece büküm işlemi gerçekleştirilir. Kopçadan geçen bükülmüş iplik, iğ üzerinde bulunan masuraya sarılır.

       Sarım işlemi iğ üzerinde takılı bulunan masura ile kopça arasında gerçekleştirilir. Sarım işleminin olabilmesi için masura ile kopça arasında hız farkı olması gerekir. Masura hareketini iğden, iğ ise hareketini bir kayış vasıtasıyla baraban kasnağından alır. Kopça ise hareketini masuradan alır. Masura, dönmesi sonucunda ipliği gerginleştirir. Kopçada bu gerginleşmenin etkisi ile masurayla beraber hareket eder. Ancak bilezik üzerinde sürtünerek hareket ettiğinden hızı masuraya göre biraz azdır. Masura ile kopça arasındaki bu hız farkından dolayı iplik masura üzerine sıkı bir şekilde sarılır.

         Bileziklerin monte edilmiş olduğu araba tertibatı aşağı-yukarı hareket ederek, ipliğin masura üzerine konik bir şekilde sarılması sağlanır. Arabanın aşağı-yukarı hareketine travers denir. Her travers sonunda sarım işlemi çok az miktarda yukarıdan başlar. Böylece ipliğin hep aynı yere sarılması engellenir. Bu sayede iplik, masura üzerine tam konik olacak şekilde sarılmış olur.

        Çıkış silindirlerinden çıkan iplik domuz kuyruğundan ve balon kırıcıdan geçer. İpliğe büküm verme sırasında bir balon meydana gelir. Bu balonu daraltmak için iplik domuz kuyruğundan ve balon kırıcıdan geçirilerek kopçaya gelir. Böylece diğer ipliklerle karışması engellenir.

 

3.4. Penye Pamuk İplikçiliği

 

       Pamuk elyafından, daha kaliteli ve daha ince iplik elde etmek için penye pamuk iplikçiliğinden faydalanılır.

         Penye ipliği karde ipliğine göre daha ince, daha düzgün ve daha kalitelidir. Elde edilen iplikler ince kumaş yapımında kullanılır. Özellikle iç çamaşır, t-shirt, mendil ve yazlık giysi yapımında kullanılan kumaşlar penye ipliğinden yapılmıştır.

         Penye iplikçiliğinin, karde iplikçiliğinden farklı olan aşamaları; taraktan sonra şerit birleştirme, vatkalı cer ve tarama işlemidir. Penye taramadan sonraki aşamalar karde ile aynıdır.

 

3.4.1. Şerit Birleştirme Makinesi

 

3.4.1.1. Görevleri

 

—           Tarak bantlarını birleştirerek düzgünsüzlüğünü azaltmak

—           Bantları karıştırmak (harmanlamak)

—           Bantları çekerek inceltmek

—           İnceltilen bantları küçük vatka halinde sarmak

 

3.4.1.2. Çalışma Prensibi

 

a-) Besleme kısmı: Besleme kısmı, besleme silindirleri ve besleme masasından meydana gelir. 24 adet tarak kovası makinenin arka kısmına dizilir. Besleme silindirleri vasıtası ile kovalardan bantlar alınarak besleme masasına verilir. Besleme silindirleri arasında düşük bir elektrik akımı vardır. Bant kopması halinde silindirler birbirine temas eder ve kısa devre meydana gelerek makine hemen durur. Böylece eksik bant olmaması sağlanır. Bantlar besleme masasına farklı yerlerden katılırlar. Besleme masasının sonuna doğru bütün bantlar yan yana getirilerek dublaj yapılmış olur. Dublaj halindeki bantlar daha sonra çekim kısmına verilir. 

b-) Çekim kısmı: Baskı silindirleri ve çekim silindirlerinden meydana gelir. Silindirlerin hızları girişten çıkışa doğru artar. Silindirler arasındaki hız farkından dolayı bantlar çekilerek inceltilir. Çekim işlemi sırasında bantların karışması sağlanır. Bu arada lifler birazcık olsun paralel hale getirilir.   

c-) Sarım kısmı: Çekilip inceltilen bantlar  bir makara üzerine sarılır. Makara her iki yanından döner diskler tarafından sıkıştırılır. Kalender silindirleri ve diskler yardımıyla 40-45 cm genişliğinde vatka şeklinde sarılır. Vatka, ayarlanan uzunluk sarılınca otomatik olarak durur ve değiştirilir.

 

3.4.2. Vatkalı Cer Makinesi

 

3.4.2.1. Görevleri 

 

—           Vatkaları çekerek inceltmek

—           İnceltilen vatkaları birleştirerek düzgünsüzlüğü azaltmak

—           Vatkaları harmanlamak

—           Lifleri kısmen paralel hale getirmek

—           İnceltilen vatkayı tekrar vatka şeklinde sarmak.

 


Şekil 3.13. Vatkalı Cer Makinesinin kısımları

 

3.4.2.2. Kısımları 

 

1.      Vatkalar                                    5.   Çekim silindirleri

2.      Eğik levhalar                            6.   Kalender silindirleri

3.      Besleme masası                        7.   Vatka.

4.      Besleme silindirleri

 

3.4.2.3. Çalışma Prensibi

 

         a-) Besleme kısmı: Baskı silindirleri, çekim silindirleri, eğik levhalar ve besleme masasından meydana gelir. Bu kısımda 6 vatka ayrı ayrı çekim işlemine tabi tutulur. Her vatkanın çekim kısmı vardır. Burada vatkalar bir miktar çekilerek inceltilir. İnceltilen vatkalar eğik levha yardımıyla 90o döndürülerek besleme masasına verilir. İnceltilen vatkalar besleme masasına farklı yerlerden katılırlar. Besleme masasında vatkalar üst-üste katlanır. Böylece harmanlama ve dublaj işlemi gerçekleşir. Buradan esas çekim kısmına verilir.

b-) Çekim kısmı: Baskı ve çekim silindirlerinden meydana gelir.makinede esas çekim işlemi burada yapılır. Besleme masasından katlanmış olarak gelen vatkalar silindirler arasındaki hız farkından dolayı inceltilir. Çekim işlemi sonucunda lifler kısmen paralel hale getirilir malzemenin düzgünsüzlüğü azaltılır.

c-) Sarım kısmı: Çekilip inceltilen vatkalar bir makara üzerine sarılır. Kalender silindirleri ve diskler yardımıyla 40-45 cm genişliğinde vatka şeklinde sarılır. Makara, ayarlanan uzunlukta vatka sarılınca otomatik olarak değiştirilir.

         Elde edilen vatkada bantların iyice karıştığı ve düzgünsüzlüğün azaldığı görülür. Makineye 6 vatka beslenmektedir. Her bir vatkada 24 tarak bandı bulunmaktadır. Dolayısıyla elde edilen vatkada 6x24 = 144 tarak bandı karışmış durumdadır. Dublaj işleminde bantların ince ve kalın yerleri tesadüfi olarak yanyana getirilmektedir. Bu işlem iki defa yapıldığından elde edilen vatkanın düzgünsüzlüğü de iyice azaltılmıştır. 

 

3.4.3. Penye (Tarama) Makinesi
 

3.4.3.1. Görevleri

 

—       Pamuk içerisindeki bütün yabancı maddeleri temizlemek

—       İstenilen uzunluktan kısa olan lifleri ayırmak

—       Lifleri birbirine paralel hale getirmek

—       İstenilen numarada bant elde etmek.

 

Kısımları:

1.  Vatka

2.  Vatka sevk silindirleri

3.  Besleme silindirleri

4.  Alt ve üst çeneler

5.  Yuvarlak (göbek)   

      tarağı.

6.   Sabit tarak 

7.   Koparma ve alma

      silindir çifti       

 8.  Bant hunisi

 9.  Kalender silindirleri

10. Fırça silindiri
                  Şekil 3.14. Penye makinesinin kısımları

 

3.4.3.2. Çalışma Prensibi 

 

Makinenin üst kısmındaki sevk silindirlerine konan vatlkaların uçları bir levha üzerinden alt çene ile onun üzerinde bulunan besleme silindirleri arasına verilir. Alt çeneye dik vaziyette üst çene bulunur. Besleme silindiri, uzaklaştırılacak lif boyu kadar uzunlukta vatka besler. Bu esnada çeneler açık vaziyettedir. Daha sonra çeneler kapanır. Çenelerden dışarıya elyaf sarkar buna elyaf sakalı denir. Yuvarlak tarak elyaf sakalını tarar. Bu esnada istenilen uzunluktan kısa lifler sakaldan ayrılarak yuvarlak tarak tarafından alınır. Lifler birbirine paralel hale getirilir. Bu işlemden sonra koparma ve alıcı silindir çiftleri çenelere doğru yaklaşarak taranmış uçları yakalayarak çekmeye başlar. Tam bu esnada sabit tarak aşağı doğru inerek taranmış uca dalar ve çeneler açılır. Koparma ve alıcı silindirler ileriye doğru hareket ederek taranmış ucu çekmeye başlar. Çekilen elyafın arka uçları sabit tarağın arasından geçerek taranır. Çekme anında besleme silindiri hareket ederek taranacak yeni bir ucun oluşmasını sağlar. Yine çekme anında ön tarafrta daha önce taranmış tülbentin ucu biraz geri verilerek yeni gelen uç ile birleştirilir. Bütün bu işlemler yani yuvarlak tarak ile tarama ve ekleme yuvarlak tarağın her devrinde bir kez yapılır.

         Taranan uçlar eklenerek tülbent halinde tülbent levhası üzerinden bir huniye, oradan da bant halinde sevk masasına gelir. Bir penye makinesinde bu şekilde çalışan 6-8 kafa vardır. Her kafada bir vatka işlenir. Çıkan bantlar masa üzerinde birleştirilerek makinenin çekim kısmına verilir. Burada bantlar çekilerek inceltilir ve kovalara halkalar şeklinde sarılır.

         Yuvarlak tarak üzerindeki kısa lifler her dönüşte fırça silindiri tarafından alınır. Bu fırçadaki kısa lifler bir sandığa doldurulur. Penye makinesindeki bu döküntülere kemling adı verilir. Döküntü miktarı % 12-24 arasındadır. Aşağıdaki formülle hesaplanır:

 

 

Kemling yüzdesi = K / GE x 100
 

K=  GE-GA

K= kemling ağırlığı

GE = gelen malzeme ağırlığı

GA = çıkan malzeme ağırlığı [14,15]

           

3.5. Open-End Rotor Pamuk İplikçiği
 

         Open-end rotor pamuk iplikçiliği, karde iplikçiliğinden farklı olarak “cer” den sonra fitil makinesi olmaksızın cer bandının direkt olarak iplik haline getirilmesidir. Bu işlem open-end rotor  iplik makinesi ile yapılmaktadır.

 

3.5.1. Open-End Rotor İplik Makinesi ve Çalışma Prensibi

 

Bant formunda beslenen malzeme, besleme silindiri vasıtasıyla, açıcı silindire sevk edilir. Sevk alınan bant, bir pedal yardımıyla kontrol altında tutulur. Besleme silindirinin sevk etmiş olduğu materyal, iğneli veya çelik garnitürlü açma silindiriyle lifler açma işlemine tabi tutulur. Açma silindirinin yanında yabancı madde uzaklaştırma, telef bölümü bulunmaktadır. Açma silindiri ile rotor arasında bulunan lif kanalı, (iletim tüpü, iletim kanalı) hava akışını arttıracak şekilde dizayn edilmiştir. İdeal olarak lif kanalında, liflerin, belirli bir miktarda, uç uca değecek şekilde rotora (rotor oluğuna, rotor yivine) girmesi istenir. Lifler rotora girerken rotor çevre hızı, hava hızından yüksek olduğu için, bir miktar çekilerek yönlendirilir. Rotorun dönmesi ile oluşan merkezkaç kuvvetinin etkisi ile lifler, rotor yivinin içerisinde toplanarak diğer tabakalara katılırlar. Bundan sonra ipliğin açık ucuna büküm vasıtasıyla bağlanırlar.

Rotor ipliğinin yapısı üç kısımda incelenebilir;

1-) En içte, düzgün liflerden oluşmuş bir öz kısmı,

2-) Öz kısmın etrafını saran ikinci kısım, rotor ipliklerinin ring ipliklerine göre daha fazla hacimli olmasını sağlar.

3-) Üçüncü kısım, rotor ipliğinin etrafını saran liflerden oluşturmaktadır. Bunlara kemer lif (göbek bağı) denilmektedir. Bu, yönteme has, kaçınılmaz bir özelliktir. Rotor ipliklerinin mukavemeti ring ipliklerininkinden daha düşüktür.

         Rotor ipliğinde, sarılmış liflerin mukavemete katkıları pek yok gibidir. Kemer liflerin asıl etkisi aşınma dayanımında ortaya çıkmaktadır. Aşınmada kemerler, iplik yüzeyi üzerinde hareket eden yüzükleri oluşturur. Bu da ipliğin aşınmasını azaltır. Rotor ipliğinin düşük mukavemeti, büküm ve kesitteki lif sayısını arttırarak telafi etmeye çalışılmıştır. Artan büküm sonucu, rink ipliğine kıyasla rotor ipliği, sert tutumlu olmaktadır.

         Rotor ipliği, rink ipliğine kıyasla daha düzgündür. Rotor ipliğindeki bu düzgünlüğün nedeni, rotor içerisindeki dublajdan kaynaklanmaktadır. [13]


         Şekil 3.15. Bir Rotor Ünitesinin Enine Kesiti [13]

 
Şekil 3.16. Rotorda Oluşan Kuvvetler [13]

 
 

TEKSTIL OKULU

Pamuk İplikçiliği
« : Ocak 17, 2010, 02:16:25 ös »

Sitemizin Sürekliliği İçin Lütfen Sponsor Bağlantılarına Tıklayınız.

Çevrimdışı selcukbezmez

  • Newbie
  • *
  • İleti: 1
    • Profili Görüntüle
Ynt: Pamuk İplikçiliği
« Yanıtla #1 : Nisan 03, 2011, 10:55:35 öö »
güzel bir konu yayınlamışsın fakat resimler gözükmüyor varsa eklermisin

 


Sitemizin Sürekliliği İçin Lütfen Sponsor Bağlantılarına Tıklayınız.