Sitemizin Sürekliliği İçin Lütfen Sponsor Bağlantılarına Tıklayınız.

Sitemizin Sürekliliği İçin Lütfen Sponsor Bağlantılarına Tıklayınız.

Gönderen Konu: Yünlü Malzemelerin Apresi  (Okunma sayısı 7998 defa)

Çevrimdışı agbulaka

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 142
    • Profili Görüntüle
Yünlü Malzemelerin Apresi
« : Ocak 17, 2010, 03:53:01 ös »
Yünlü malzemelerde aprenin çok özel bir öne¬mi vardır. Pamuklu malzemeler için kasar (ön-terbiye) ne kadar önemli ise, yünlü malzeme¬lerde apre işlemleri o kadar önemlidir. Çünkü; yünün kullanma özellikleri, bazı ayrıca¬lıklar taşır.
- En büyük özelliği keçeleşmesidir.
- İçerdiği higroskopik nem, tutum açısından en önemli faktördür. % 20-25 nem içeren yünlüler çok yumuşak, % 10 nem içerenler sert, dalgalı bir tutuma sahiptir.
- İyi terbiye edilmemiş yün, ütü tutmaz ve ko¬laylıkla buruşur. Konfeksiyoncu da çekmeye¬cek türde iyi ütü tutan mamul ister. Bu nedenle; bazı kullanım özelliklerinin kazan¬dırılması için yünlü malzemeler bir seri apre iş¬lemleri görür. Bunlar; yaş ve kuru apreler olmak üzere iki bö¬lümde incelenecektir. Kimyasal (yaş) apreler;
- Keçeleşmezlik apresi, süper yıkama apresi,
- Su iticilik apresi,
- Güve yemezlik apresi,
- Güç tutuşurluk apresi. Mekanik (kuru) apreler;
-Fiksaj,
- Çekmezlik,
-Nemlendirme,
- Presleme,
- Şardonlama,
- Makaslama,
- Fırçalama,
- Polisaj (hav parlatma),
- Melton apresi,
- Ratine apresi'dir.
Kimyasal (Yaş) Apreler
Yünlü mamuller için, 80'li yıllardan bu yan apre işlemlerinde kolay kullanım özellikleri kazandırmaya yönelik apre uygulamaları öner kazanmıştır. Bunlar;
- Keçeleşmezlik apresi, süper yıkama apresi,
- Kir iticilik apresi (özellikle duvardan duvar halılarda önem kazanmıştır),
- Güve yemezlik apresi'dir. Bunların yanında, kullanım yeri dikkate alınarak üst giyim kumaşlarında ilave bir su iticili apresi veya isteğe bağlı olarak güç tutuşurlu apresi uygulanabilir.
Keçeleşme Olayı
Keçeleşme; yün liflen ve pulcuk ihtiva eden di¬ğer hayvansal liflerde, pulcukların sürtünmeye karşı koyması nedeniyle ortaya çıkar. Lif yapısı sıkılanır ve liflerin boylan kısalır.Dolayısıyla mamul de daha sıkı bir yapı kaza¬nır, boyu kısalır.
Keçeleşme, işleme sırasında veya kullanım es¬nasında ısı, yıkama, su, mekanik etkiler ile or¬taya çıkar. Lifleri birbirine kilitlenip karışık bir yüzey oluştururlar. Kumaşlarda iki yada daha çok ipliğin liflerinin bir araya gelerek yapağılaşmış bir yapı oluşturması şeklinde gelişir.
Keçeleşme, yün ve hayvansal esaslı liflere ait bir özelliktir. Liflerin üzerinde bulunan pulcuk¬ların diğer liflerin pulcukları ile içice geçmesin¬den oluşur. Keçeleştirilmiş dokuma yada örme kumaş bu durumda, hem kendine özgü iplikli bir yapıya hem de keçeleşmiş bir yapıya sahiptir. Çoğu kez keçeleşmeler; nem, sıcaklık, basınç ve ha¬reket ortamından oluşur.
Keçeleşme işlemi boyunca yün liflerinin pullu yapısı birbiri üzerine, birbiri içine geçer ve ku¬maş kalınlaşır. Bu durumda; giysilerin hava ge¬çirgenliğini, yumuşak ve havalı tulumunu yiti¬rir, kumaş eski haline dönemez bir şekilde sert ve kalın hale gelir.
Keçeleşme Çekmesi
Keçeleşme işlemi sonucu elyaf çeker ve bu ke¬çeleşme çekmesi olarak isimlendirilir. Keçeleşme çekmesi, yün ve kıldan mamul ku¬maşların sıcak su, buhar, yıkama maddeleri ve çalkalama etkisine maruz kalarak lifletin bir kalıp şeklinde birbirine daha sık hale gelmesine yol açılmasıdır.
Yünlüde  Keçeleşmeyi Etkileyen Özellikler
- Kumaş sıklığı arttıkça, keçeleşme isteği azalır. Bu, hem dokuma hem örme mamuller için ge¬çerlidir.
- İnce yün liflerinden üretilmiş mamuller, kaba liflerden  yapılmış  mamullere   nazaran, daha fazla keçeleşme işleğine sahiptir.
- İplikte büküm arttıkça keçeleşme özelliği azalır.
- Çok katlı iplikler tek katlı ipliklere nazaran daha düşük keçeleşme isteği gösterirler.
Tarama bantları, lizözlerde kontinü olarak keçeleşmezlik işlemine tabi tutulabilir. Ancak; gerek elyaf, gerekse tops halinde reçine oluşturucu maddelerle klorlama mamulün iş¬lenmesini zorlaştırır. Bu nedenle, katma yön¬temleri uygulanmaz.
Genel olarak keçeleşmezlik işlemi; kamgam 'malzemelerde tarama bantlarına, ştrayltgarn malzemelerde bitmiş ürüne uygulanır.
Keçeleşmezlik Apre Yöntemleri
a) Yükseltgen maddelerle muamele
b) Liflerin yüzeyini reçine ile kaplama (maske¬leme)
c) Kombine metod ile muamele
d) Fiziksel yöntemler
Yükseltgeme ile Keçeleşmezlik
Bu keçeleşmezlik yönteminde amaç, yündeki pulcuk tabakasında modifikasyondur. Çeşitli kimyasal maddelerin etkisi ile gerçekleştirilebi¬lir. En yaygın olanı klorlamadır.
YÜNLÜ MAMÜLLERİN SU İTİCİLİK BİTİRME İŞLEMLERİ
Bilhassa pardösü, palto, kaput, kaban gibi soğuğa ve yağmura karşı koruyacak giyim eşyalarının yapımın da kullanılan yünlü kumaşların da, su iticilik kazandıran bir apre  görmesi istenilmektedir. Bu işlem için, selüloz liflerinin su iticilik terbiyesinde incelediğimiz ürünler ve metotların büyük kısmı kullanılabilir. İki banyolu metoda göre, mamulün üzerinde su itici alüminyum sabunu meydana getirebileceği gibi, tek banyolu metoda göre parafin emülsiyonu ile de çalışabilir.
Selüloz makro moleküllerine kovalent bağlarla bağlanarak yıkamaya, kuru temizlemeye karşı dayanıklı su itici tesirler sağlayan ürünler de kullanılabilir. Yalnız bunlar selüloz da serbest –OH (hidroksil) gruplarıyla tepkimeye girerken, yünde fazla-NH ² (amino) gruplarıyla tepkimeye girmektedirler. Örneğin valen metodundaki gibi.
Yağ asidi- kromklorür kompleksi bileşikleri de, yünlü mamullerin terbiyesinde, pamuklulardakinden daha fazla kullanma sahası bulmaktadır.
Silikonlar yünlü mamule su itici karakter kazandırdıkları gibi, keçeleşme kabiliyetini de biraz azaltmaktadır. Bilhassa üç boyutlu silikonlar (silantriol’lerin polikondensasyonu sonu meydana gelen silikonlar) kullanıldığı takdirde, keçeleşmezlik özelliği de iyice artmaktadır. Fakat bu takdirde yünün kendine has güzel yumuşaklığı kaybolmaktadır.
GÜVE YEMEZLİK APRESİ
Güve kurdu ve halı kınkanatlıları, hayvansal lif¬lerden oluşan malzemelere, zarar verici olarak bilinirler. Bu lifler karışım halde iken de, karışımı oluştu¬ran diğer lif, bu zararlının sindirebileceği bir lif olmasa dahi, hayvansal lif ile birlikte zarar gö¬rebilir.
Güve yemezlik apresi; yün yada diğer protein liflerini (örneğin kürk), güve vb. gibi yünü sin¬direbilen böceklerin (giysi güveleri, ev güvele¬ri) verebileceği zararlardan korumak amacıyla uygulanan apre işlemidir.
Güve Yemezlik Apresinin Prensibi
Hayvansal yünlerin, tüylerin ve kuş tüylerinin, güve ve böcek kurtçukları tarafından zedelen¬mesi;
- Hayvanın (haşaratın) değmesi ile etki eden zehirler (DDT, spreyli maddeler),
- Materyali haşarat için uygunsuz hale getiren kimyasal maddeler veya
- Nefes yollarına etkisi olan zehirler (naftalin) ile önlenir.
Bunlardan bazılarını, örneğin; geçici spreyi ev kadınları da uygulayabilir. Bundan daha etkin olanı; daimi, kolay aktarılan ve nispeten ucuz olan kimyasal apre işlemidir ki, bunlar da boya¬ma sırasında aktarılmalıdırlar.
Bu kimyasallar, genellikle boya banyosuna ek¬lenir ve yünü bu zararlılarca sindirilemez hale getirir, kalıcı bir güve yemezlik oluşturur. Bu işlem yün liflerinde geniş olarak kullanıl¬maktadır.
Halılara yapılan aplikasyonlarda halının her iki yüzü flotte ile temas ettirilir. Yada daha iyisi elyaf veya tops boyama gibi son yaş işlemde mamule aplike edilir.
Güve Yemezlik Maddeleri
Güve yemezlik maddeleri, esasen özel isimler altında satılırlar; Eulan (Bayer), Mitin (Ciba) markaları gibi.
Bugün için, güve yemezlik maddelerinin büyük bir kısmı, etki mekanizması bakımından iki grupta toplanabilir:
a) Temas yoluyla etki gösteren zehirli madde¬ler (DDT, vb.)
b) Yün liflerinin sindirilmesini önleyerek etki gösteren zehirli maddeler. Hem güvelerin işta¬hını kapatırlar, hem de yediklerinde ölmelerine neden olurlar.
Güve yemezlik maddeleri aromatik sülfonamid, sulfanilid türevleri, klorlanmış difenil üre türevi gibi bileşiklerdir. Üreticinin amacı; yüne uyguladıktan sonra, lifi larva için zehirli hale getiren maddeler üret¬mektir. Bu maddelerin yüne substantifliği vardır ve bo¬yama sırasında aktarılabilir. Liflere kuru temiz¬leme ve yıkamaya dayanıklı güve yemezlik özelliği kazandırır.
Güç Tutuşurluk Apresi
Yünde, piroliz gazlarının oluşması ve kendiliğinden tutuşma temparatürünün yüksek olması nedeniyle, tutuşmazlık apresi büyük önem taşımaz. Yün makromoleküllerinin yapıcında bulunan azot ve yüksek higroskopik nem, yanma tehli¬kesini azaltma açısından etkilidir. Yünün yan¬ma hızı, pamuğa nazaran yavaştır.
Pamuklu malzemelerde kullanılan diamonyumfosfat, amonyumsüllat, fosforazot bileşik¬leri ile yıkamaya dayanıksız veya kısmen daya¬nıklı etkiler elde edilir. THPC ile melamin yada üre/formaldehit ön kondensatları sertleşmeye neden olur.
Yünün tutuşmazlık apresinde en uygun olan madde, hafif bir sararmaya neden olmakla bir¬likte, titan-4 tuzlandır.Uygulama, oksalik veya limon asidi bulunan ortamda TİCI4 kompleksi oluşturulması ve kay¬nar ortamda H4(TİOC14) kompleksi oluşturarak, amonyum grupları üzerinden yüne bağlan¬ması şeklindedir, pil 2-J'te uygulanır. Boyama işlemi ile kombine edilebilir. Titan biledikleri yerine, zirkon bileşikleri kullanıldığında sarar¬ma ortadan kalkar.
Basit Apre
Yalnızca ştrayhgarn kumaşlara uygulanan bu aprenin amacı, kumaşın orijinal karakterini muhafaza etmektir. Kumaşın yıkanması, boyanması, hafifçe istenen ene gerilmesi ve hafifçe preslenmesi işlemlerini içeren bir apredir. Kumaş tüylendirilmeden aprelenmektedir.
Yünlü Kumaşta mekanik (Kuru) Apreler
Yünlü malzemelerde kuru apreler, kimyasal aprelerden daha çok önem taşır. Yüne kullanım özelliklerini geliştirmek ile ilgili birçok özellik (tuşe, ütü tutma, düzgün yüzey vb.) mekanik etkilerle sağlanır. Birçok durumda ısı ve nem etkisinden yararlanılır. Yünlü malzemelere uygulanan kuru apreler;
- Yüzeysel fiksaj,
- Çekmezlik (London Schrunk),
- Dekatür,
- Presleme, bastırma, Mulden pres, Karton pres,
- Şardonlama,
- Makaslama,
- Fırçalama,
-Hav polisajı,
-Katine apresi,
- Melton apresidir.
FİKSAJ, FİKSE
Fiksaj iplik yada kumaşlara sıcak su, nem veya kuru sıcak hava ile boyutsal stabilite kazandırıl¬masıdır. Fiksajda amaç;
1- İplik eldesi, dokuma, terbiye işlemleri sıra¬sında oluşan iç gerilimlerin uzaklaştırılarak mamulde çekme etkisini sağlamak,
2- Mamulün görünüm ve tutumunu düzeltmek,
3- Mamule belirli bir şekil vermek yada kırışıklıkları yok etmektir. Fiksajda en önemli faktörler; su, ısı ve/veya kimyasal madde, süre, basınçtır. Bunların hepsi veya birkaçının etkisiyle materyal yeni bir şekil verilebilecek hale getirildikten sonra, mekanik etkilerle istenilen so¬nuç elde etmeye çalışılır. Burada lif içerisinde istenilene uygun yeni bağlar oluşturulur. Bir tekstil mamulü değişik aşamalarda birkaç kez fiksajdan geçebilir.
Fiksaj işleminde basınç altında kimyasal reaksi¬yonlar ve diğer işlemler için kullanılan kapalı, sağlam yapıda kazanlar kullanılır.
Yünlüde Yüzeysel Fiksaj
Yüzeysel fiksajın amacı; yünlü mamullerin tutum, görünüm ve kullanım özelliklerini geliştir¬mektir. Yün, kimyasal yapı bakımından en karışık yapı¬da olan liftir. Kovalent bağları  (özellikle disülfür köprüleri), tuz köprüleri, H-köprüleri (da¬ha çok aynı makromolekül üzerinde), zayıf hidrofob çekim kuvvetleri (apolar bağlar) vardır. Yünün plastik hale geçebilmesi için, bu bağla¬rın koparılması gerekir.
Soğuk suyun etkisi ile, yünde H ve tuz köprüle¬rinin önemli bir kısmı kopar. Bu nedenle; yün¬de yaş kopma dayanımı, kuru kopma dayanımı¬na nazaran düşüktür. Ancak, kopma anındaki esneme miktarı daha yüksektir. Sıcak suda kopan bağ sayısı artar ve sıcaklık ar¬tışı ile orantılı olarak disülfür köprüleri de az miktarda kopar.
90°C'ye kadar sıcaklıktaki sularda geçici fiksaj oluşur. Geçici fiksajda iki çeşit bağ vardır:
1) Yeni şekle uygun olarak oluşan kopmuş bağ¬lar,
2) Kopmamış bağlar.
Yün lifleri, normal boylarının % 50 nispetinde gerilerek, 20 dakika buharlanırlar ve su buharı ile temperatürün tesiriyle şekil verildikten son¬ra, şekli veren basınç kaldırılmadan, su buharı¬nın ve temperatürün etkisi kaldırılırsa, kopan tuz ve H köprüleri yeni şekle uygun olarak olu¬şur (fikse olur). Buna kalıcı (permanent) fiksaj denir.
Fiksajda, disülfür ve H köprüleri çok büyük rol oynar. Kalıcı fiksajda üç çeşit bağ oluşur:
1) Su buharında kopmayan eski şekle uygun gerilimsiz bağlar,
2) Su buharında kopan yeni şekle uygun geri¬limsiz bağlar,
3)  Buharda oluşmuş,  buhara  dayanıklı yeni şekle uygun gerilimsiz bağlar. Sistin köprülerinin hidrolize uğrayarak kop¬ması;
R-CH2-S-S-CH2-R  +  H2O ΔT→       R-CH2-SH  + R-CH2-SOH
R-CH2-SOH — R-CHO+H2S
Uzun süreli etkilerde yeni bağların oluşması;
R-CH2-SOH + H2N-CH2-R  →  R-CH2-S-NH-CH2-R + H2O
R-CHO + H2N-CH2-R  → R-CH-N-CH2-R + H2O
Krablama, dekatür, london-shrunk ve nemlen¬dirme işlemlerinin prensibi budur. Ancak; su buharı ve yüksek temperatür yardı¬mıyla elde edilen fiksaj etkisi, belirli bir daya¬nıklılığa sahiptir. Nem, ısı ve mekanik etkilerle kısmen bozulur. Bu nedenle, bakımı kolay ürünler için özel kimyasal bitim işlemleri ge¬reklidir.
ÇEKMEZLİK
Çekmezlik apresi; tekstil materyalinin çekmesi¬ne neden olan etkileri en aza indirmek veya yok etmek amacıyla yapılan işlemlerdir. Ancak, bir mamulün çekmezlik işlemi görmesi halinde çekmeyi sağlayan tüm şartlara karşı kesin di¬renç kazanacağı söylenemez. Bu; materyalin yapısına ve daha çok işlem koşullarına bağlıdır. Yünlü mamullerde çekmezlik sağlama için en önemli yol keçeleşmezlik sağlamaktır. Yünlü mamullerde çekme nedenleri;
- Relaksiyon çekmesi (iç gerilimler),
- Higral esneme-çekme,
- Keçeleşme çekmesidir.
Relaksiyon çekmesi
Yünlü tekstil mamulünün iplik eldesi, dokuma, örme, terbiye işlemlerinde makromoleküllerin¬de iç gerilimlerin oluşması ve bunların giderile¬bileceği su-ısı-nem ortam bulduğunda gerilim¬lerinden kurtulması sonucu ortaya çıkan çek¬medir. Relaksiyon çekmesi;
- London-Shrunk,
- Her kuru işlemden sonra (hatta önce) bir nemlendirmeden geçirmek,
- Soğutma ile azaltılabilir. Soğutmada, su buha¬rı yoğuşur, sis halinde çok homojen etki sağlan¬malıdır. Derin soğutma kanalı kullanılabilir. Bu sayede; higral esneme de, relaksiyon çek¬mesi de azalır. Tutum yumuşar, parlaklık artar.
Higral esneme
Yünlü mamuller, ortamın bağıl nemliliği arttık¬ça % 5-10 esnerler. Bunda, liflerin nem aldıkça kıvırcıklılığının azalmasının rolü vardır. Ancak, higral esnemenin nedeni konusunda tam bir sonuç, olmamakla birlikte; liflerin şişmesi, orto ve para korteksin farklı uzamaları, yerleşmeleri gibi sebeplere dayandırılmaktadır. Yün lifleri ne kadar iyi fikse edilirse, higral es¬neme o denli fazla olur.
Kumaş buharlı preste basınç nedeniyle higral esneme yapamaz. Ancak sonradan soğuyup ku¬rurken daha fazla çeker. Bağıl nemi sıfır olan bir ortamdan alınan yünlü mamul buharlanırsa, higral esneme çok artar. % 90 bağıl nemden alınıp buharlanırsa, çok az artar.
Süper Büzülme, Süperkontraksiyon
Gerilmiş durumdaki (normal boyuna göre % 50) yün lifleri, kısa bir süre (1-2 dakika) buharlanır ve daha buhar atmosferinde iken germe kaldırılırsa, liflerin normal boylarına nazaran % 30 daha kısa olacak şekilde büzüklükleri gö¬rülür. Bu olay sırasında; su buharının etkisiyle lifi oluşturan makromoleküller ve fibriller arasın¬daki tuz köprüleri ile H köprülerinin önemli bir kısmı, disülfür köprülerinin ise daha az bir kısmı kopmaktadır.
Germe etkisi kalktığında makromolekülleri birbirine bağlayan kuvvetler iyice azaldığından, liflerdeki kıvırcıklaşma eğilimine uyarak, boyla¬rında önemli büzülme (kısalma) olmaktadır. Buna süper büzülme denir. Eğer 1-2 dakika ye¬rine, 20 dakika bekledikten sonra germe kaldı¬rılırsa, ilk boyundan biraz daha uzun olduğu görülür. Bunun nedeni, su buharı ve su etkisi ile sistin köprülerinin daha büyük bir kısmının kopmağıdır. Yeni durumdu üç çeşit bağ oluşmuş olur:
1) Su buharında kopmayan eski şekle uygun gerilimli bağlar,
2) Su buharında kopan yeni şekle uygun geri¬limsiz bağlar,
3) Buharda oluşmuş buhara dayanıklı yeni şek¬le uygun gerilimsiz bağlar. Bu kalıcı fiksajdır.
Keçeleşme Çekmesi
Yün lifleri yıkandıkça keçeleşme olayına maruz kalmaları sonucu çekmeye devam eder. Buna gelişken çekme denir. Keçeleşmezlik apresi bu sakıncayı gidermek için önemlidir. Yünlüde çekmezlik apresi; yünün normal yıka¬ma imlenilen gibi keçeleşme ve çekmeyi sağla¬yan etkilere direncinin, bilinen birçok metoddan biri kullanılarak önemli derecede geliştirilmesidir. Çekmezlik kazandırma;
- Çeşitli kimyasal işlemlerle  yada
- Dekalür,
-London-shrunk,
- Mulden pres gibi yüzey fiksajı sağlayan işlem¬lerle sağlanır.
Kimyasal metodun tipik onu yi, yünün klor ile işlem görmesi (klorlanmış yün) seklinde ise de klor kullanılmadan gerçekleştirilen metodlar da mevcuttur.
Kimyasal Fiksaj ile Çekmezlik Apresi
Kimyasal fiksajda; esas su buharı ve temperatür yanında indirgen madde kullanılarak tuz ve H köprüleri yanında daha fazla oranda sistin köprülerinin kopmasının sağlanması ve yeni şe¬kil verilmesidir. Bu şekilde elde edilen etkiler, yüzey fiksajına nazaran çok dana dayanıklıdır. İndirgen madde olarak; sodyumbisüllit, tioglikol asidi, amonyumlioglikolat, monoetanola-minsülfal, monoetanolaminkarbonat kullanılır. Uygulama, genellikle; emdirme, (ara durula¬ma), kurutma ve fikse (buharlı ütü ve presle şe¬kil verme) şeklindedir. Krablama makinesinde de çalışılabilir.
Piyasadaki çeşitli markalardaki indirgen mad¬deler ütü yerine püskürtülerek, buharlı ve ar¬dından buharsız presleme ve soğutma ile kalıcı ütü yerleri elde edilebilmektedir. İndirgen maddelerle çalışılırken dikkat edile¬cek noktalar:
- pH ayarı,
- Liflerin zarar görme durumu,
- Melallerle oluşacak reaksiyonların lifi kirlet¬mesi (yumuşak su kullanılmalıdır),
- Boyamalarda nüans değişikliği,
- Tuşenin olumsuz etkileri.
Su buharı, sıcaklık ve indirgen madde ile veri¬len fiksaj; çamaşır makinesinde yıkamaya, ba¬zik muamelelere karşı çok dayanıklı değildir. Çünkü, yeni bağlar bazlara dayanıklı değildir. Bazlara ve daha ağır koşullara dayanıklı yeni köprü bağlarının oluşturulması, bifonksiyonel veya polifonksiyonel bileşikler ile sağlanır. Bu liflerin sararma tehlikesini de azaltır. Ancak yünün kendine özgü yumuşaklığı ve elastikiyet; kaybolur.
London-Shrunk, London Çektirmesi
London-Shrunk, yünlü mamullerde çekme eğilimini tamamen ortadan kaldıran son yün apre sidir. Amaç, erkek yünlü kumaşlarda kibar, mat bir parlaklık oluşturmak, yün liflerinin belli bir du¬rumdaki fiksajını sağlamak ve belli bir boyut değişmezliği elde etmektir. Bu işlemde, yünün daha önceki işlemlerde kaybettiği doğal neminin bir kısmını yeniden alma¬sı da sağlanır.
London-Shrunk; yüksek kalitede yünlü kumaş¬lara, kumaş tamamen ve iyice ıslatıldıktan son¬ra gerilimsiz durumda kurutmaya bırakılarak uygulanan etkili bir ön çektirme işlemidir. Delikli, büyük çaplı tamburlarda kumaşın buharlanması sağlanır. Özel bir dekatür işlemidir. Kesintisiz olarak gerçekleştirilir. Buhar tambu¬runda buharlamadan sonra kumaş, hafif eği¬limli ısıtılabilen kaygan bir levha üzerinden geçerken fazla nemini vermekte ve gerilim allın¬da bulunmadığından çekebilmektedir. Daha sonra taşıma bandına aktarılan kumaş üzerine, kontinü olarak işlem devam ederken, ince su zerrecikleri püskürtülerek ters yüzünden emilir ve böylece soğuyup fikse olması sağlanır.
Kumaş, nem ve ısı etkisinde gerilimsiz olarak bulunduğundan, gerilimlerinden kurtularak, büzülmesi sağlanır. Burada, çekme üzerine en büyük etkiyi, geçiş hızı yapar. Geçiş hızı, kumaşın çekme %'sine göre ayarlanır. Kumaşın,   buharlama,   çekme   ve   nemlendirme-soğutma kısımlarındaki kalış süresini direkt olarak etkilediğinden, kumaşın makineden çıkarkenki ısı ve nem miktarları geçiş hızına bağlıdır. Aşağıdaki iki etkenin arlısı, çekme miktarını arttırır ve ilerideki çekmeyi azaltır.
1) Kumaşta temperatür ve nem,
2) Çektirme levhasındaki kalış süresi.
Bu etkenler direkt olarak geçiş hızına bağlı ol¬duğundan, geçiş hızı yavaşlatılırsa ilerideki çek¬me tehlikesi az olacaktır. Çekmenin % l'in altında olması istenir.
NEMLENDİRME
Eskiden yünlü kumaşlar aprelenirken,kurutma işlemlerinden sonra birkaç gün bekletilirdi ki,doğal nemini kazanabilsin. Hatta İngiltere’de bekletme özel nemli odalarda yahut ta nemli bezler arasına dürerek, asarak yapılmakta idi ve değerli kumaşlarda hala yapılmaktadır. Seri çalışmanın esas olduğu devrimizde, bekletme yerine nemlendirme makinaları ile muamele ederek, yünün  higroskopik nemini kazanmasına çalışılır.
Nemlendirme için çeşitli makinalar geliştirilmiştir. Örneğin basit bir kontrüksiyon kumaşın her iki yüzüne memeciklerden çıkan basınçlı hava yardımıyla çok ince su zerrecikleri püskürtülmektedir. Hava emmeli nemlendirme makinaların da kumaş delikli bir tambur üzerinde hareket etmektedir. Dıştan içe doğru emme kumaşın tambura yapışmasına ve beraberce dönmesini sağlamaktadır. Özel püskürtme nemcikleri veya vantilâtörler yardımıyla makinaların içerisine ince su püskürtülmektedir. Kamburun içindeki emme tertibatı yardımıyla makinadaki nemle hava devamlı olarak kumaşın içerisinden geçirilmektedir. Geçiş hızını ayarlayarak, alınacak nem miktarı ayarlanmaktadır.
DEKATÜR
Yünlü kumaşların istenilen tuşe ve görünüme ulaşması için uygulanan işlemdir. İstenilen efektler iki şekilde sağlanır. 
Birinci olarak; kumaşın delikli silindir üzerine sarılması ve bu sırada silindir içinden buhar üf¬lenmesi ve soğutulması ile elde edilebilir. Buna kuru dekatür denir.
İkinci yolda; sarılı durumdaki mamul sıcak su ile işleme sokulup, soğuk su ile soğutularak fiksaj sağlanır. Bu, yaş dekatürdür. Bitmiş kumaşta istenilen parlaklığa bağlı ola¬rak bu iki esastan biri seçilir. Dekatür işlemi; yünlü ve yünlü karışım kumaş¬lara uygulanır. Genellikle son işlem olarak yapılır. Mamul di¬kime hazır bir duruma getirilir.
Dekatür; yüzey düzgünlüğü, parlaklığı ve diğer bazı apre özellikleri sağladığı gibi, kumaşı fikse eden de bir işlemdir. Kumaşta daha sonra olu¬şabilecek çekmeye karşı bir önlemdir. Dekatürleme ile;
- Kumaşa doğal bir lif parlaklığı kazandırılır,
- Kumaşın tutumu güzelleşir,
- Şardonlama, presleme gibi işlemlerden elde edilen etkiler fikse edilir,
- Boyut stabilitesi (çekmezlik) kazandırılır.
- Dekatür sırasında mamul belli bir miktarda nem aldığından, tutum yumuşak ve dolgundur. Dekatürden sonra çekmenin % l'den az olması istenir. Ancak bu sonuç, dekatür koşullarına bağlıdır. Sarma sırasındaki gerilim ve dekatür sırasında gergin şekil ile fiksaj sağlandığında, beklenenin tersine çekme oranı daha da artar. Yünlü mamullerde çekme nedenleri; relaksiyon çekmesi, higral esneme ve keçeleşme çekmesidir. Ortamın nemine bağlı olarak esnerler. Ancak, buharlı preste basınç nedeniyle higral esneme oluşmaz.
Dekatürlemede elde edilen sonuçları etkileyen faktörler:
1- Isı:
Buharlama sırasında veya sıcak suyun temperatürü arttıkça, kopan bağ sayısı artacağından, el¬de edilen etkilerin derecesi ve kalıcılığı artar. 100 0C'nin üzerindeki etkiler daha kalıcıdır.
2- Nem:
Nem, kopan bağ sayısını etkileyerek fiksaj dere¬cesini etkiler, tutum üzerinde olumlu etki yapar.
3 – Süre:
Isı ve nemin etki süresi ve soğutmanın yeterli yapılması için, süre önemlidir. Süre ile, elde edilen etkilerin kalıcılığı artar.
4 – Basınç:
Taşıma bezi ile birlikte yünlü kumaş sarılırken, taşıma bezinin gerilimi ve bastırma silindirdeki basınç, tutum etkiler.
Sıkı hazırlanan ve kat sayısı yüksek sargılarda, mamulün tutumu diri, settir.
5 - Buhar geçiş yönü:
İçten-dışa buhar geçişinde mamul daha yumuşak ve hacimli, dıştan-içe buhar geçişinde basık ve sert tutumludur.
6 – Sargıda soğutma:
Sargıda soğutma sırasında, mamul içerisindeki boşluklarda bulunan buhar yoğunlaştığından, kumaş terlemekte ve bu da parlaklığı arttırmaktadır.
7 – Soğuma:
Sargı açılırken, kumaşın katlanmanda önce soğuması gerekir. Aksi halde, kat yerleri iz bırakabilir.
8- Silindir çapı ve sargı sayısı:
Silindir çapı büyüdükçe, basınç düşer. Sargının iç kısımlarındaki basınç, dışarıdaki kısımlardan fazla olduğundan, basınç farkı söz konusudur. Silindir çapı büyütülerek kat sayısı düşürülür ve basınç farkı azaltılmış olur.
9- Taşıma bezinin yüzey yapısı:
Parlak, düz yüzeye sahip taşıma bezleri; sert, diri tutum, şardonlu,
-Tüylü yüzey yapısı; yumuşak, dolgun bir tu¬tum sağlar.
Kuru Dedaktör
Kuru dekatürün esası; silindire sanlı kumaş içinden doymuş buhar geçirme ve soğuk hava emerek soğutmadır.
Kazan Dekatürü
Bu dekatür çeşidinde kumaş, gerilim altında, taşıma bezi ile birlikte delikli bir silindire sarı¬lır. Daha sonra bu silindir, vakum sistemine sa¬hip, önceden ısıtılmış yatay bir buhar kazanma yerleştirilir. Önce silindirin havası boşaltılır, sonra içinden buhar tazyiki verilir. Bu işlem iki-üç dakika sürer, daha sonra kumaş içinden hava emilir, kumaş soğutularak fikse sağlanır.
Kazan dekatürünün avantajları
- Kazan dekatüründe buharın yer yer yoğunlaş¬ması ve su damlası oluşma tehlikesi yoktur.
- İzole edilmiştir.
- Kazan dekatüründe elde edilen etkiler, diğer¬lerine nazaran daha dayanıklıdır.
- Basınç 1-2 atü olduğundan, kumaşın tutumu gevrek ve kağıdımsı parlaklıkta olmaktadır. Bu da hava boşaldıktan sonra bir süre buhar em¬me ve bir süre doymuş buharlı ortamda beklet¬me ile giderilir.
- Daha hacimli, daha az parlak bir tutum ve gö¬rünüş elde edilir.
Kazan dekatürü
1- Sargı sarma ve açma,
2- Dekatür kazanı,
3- Sargıda soğutma (hava emme),
4- Kumaş soğutma ve katlama kısımlarından oluşur.

Bitim (Finish) Dekatürü, Yarı Dekatür
Bu dekatürün özelliği; silindir çapının büyük, taşıma bezinin şardonlanmış emici bez veya ke¬çe olması, gevşek sarım yapılması ve içten dışa buharlamadır. Basınç; 0-200 CN/cm2'dir. Fazla parlak olmayan, mat görünümlü, hacimli, çok yumuşak bir tuşe elde edilmektedir. 3 dakika buharlama, 3 dakika emme şeklinde ça¬lışılır. Sargıların sıklığı arttırılarak ve buharlama-dan sonra soğuma silindirinin üzerinde soğuma sağlanarak, daha parlak kumaşlar elde edilir. Emme başka bir delikli silindirde taşıma bezsiz yapılırsa, çok yumuşak bir tutum elde edilir silindirin başlangıç kısmına ve en üstüne sarılan taşıma bezi tabakası fazladır.
Bastırmalı Parlaklık Dekatürü
Bastırmalı dekatürün özellikleri; silindir çapının küçük, taşıma bezinin düzgün saten yüzeyli olması, sargıların yüksek gerilimde yapılmasıdır. Buharlama dıştan içeriye doğrudur. Bu durumda elde edilen sonuç; diri, sert bir tutum, par¬lak bir görünümdür. Doymuş buharla çalışılır. Kızgın buhar daha parlak neticeler verir.
Sentetik yün karışımlarında pillinglenmeyi azaltır, düzgün, kaygan bir yüzey sağlar. Kamgam erkek elbiselikleri, sentetik / yün ka¬rışımlarında uygulanır.
Kontinü Dekatür
Üretim hızını arttırmak ve emek gereksinimini azaltmak için geliştirilmiştir. Amaç; taşıma bezi ile birlikte silindirler üzerin¬den geçirilen yünlü kumaşı, önce buhar etkisi¬ne daha sonra soğutmaya tabi tutmaktır. Buhar geçiş yönü ve basıncı, her silindirde ayrı ayrı ayarlanabilir. Buharlamadan sonra soğut¬ma, soğuk hava emme ile gerçekleştirilir.
Buhar Üflemeli Dekatür
Buhar üflemeli dekatür; aralarına pamuklu kumaşlar yerleştirilerek delikli bir silindire sarıl¬mış olan yünlü kumaşlara, içinden kuru buhar üflemek suretiyle uygulanır.
Yaş Dekatür
Yaş dekatürde prensip, kısmen yaş krablamadaki (potting) gibidir. Kumaş önce, düzelticiden geçirilerek ve gerek¬tiğinde çözgü yönünde avans verilerek (çek-rnezlik sağlama amacıyla) delikli bir silindire sarılır.

Sarma; kuru dekatürde olduğu gibi taşıma bezi ile birlikte yapılır. Burada; ince, parlak, kaygan pamuklu bez kullanılır. Dekatür silindirlerinin üzeri de, jüt veya yumuşak pamuklu bez ile sa¬rılır, kayışlarla bağlanır. Daha sonra, hazırla¬nan sargı dekatür teknesine yerleştirilir. İçeri¬den dışarıya doğru, 60 ile 99°C'de sıcak su pompalanır. Su önce içten dışa, sonra dıştan içe de geçirilebilir.
Kullanılan su yada buhar sıcaklığı arttıkça, iş¬lemin etkinliği o denli artar. Teknedeki su sevi¬yesi sargıyı tamamen örtünceye kadar su gönderilir. Sargı daha sonra malın cinsine göre 40 dakika kadar döndürülür. Daha sonra; ya suyun kendi kendine soğuması beklenir, ya da önce içten dışa, sonra dıştan içe. soğuk su pompalanarak soğutulur. Sıcak su boşaltılarak, kısa bir buhar geçişinden sonra sargının soğutulması daha iyi bir parlaklık sağlar.
Kurutma, kuru dekatürle kıyaslandığında, ek bir maliyet getirir. Ancak yaş dekatür ile elde edilen güzel ve kalıcı parlaklık, başka hiçbir şe¬kilde elde edilemez. Uzun ve pahalı bir işlem olduğundan, ancak yüksek kaliteli mallara uygulanır. Boyanacak mallarda, dekatürdeki su sıcaklığı¬nın, boyama temperatürünün üzerinde olması gerekir. Dekatür banyosuna apre maddeleri eklenebilir. Karışımlarda, kumaş levendi boyama aparatla¬rında (106 "C'ye kadar) boyama yapılacaksa, dekatür veya yaş dekatüre gerek yoktur. Çün¬kü, basınç altında tutulan levent fikse olur.
PRESLEME, BASTIRMA
Yünlü kumaşlarda presleme işlemi, pamukluda olduğu gibi kalandır ile yapılamaz. Kalandırlar fazla basınç nedeniyle yünü ezerler, yapay bir parlaklık oluşur, basık bir görünüm ortaya çıkar. Bu nedenle, yünlü mamullerin yüzey düzgünlüğü; Mulden (silindirik) pres ve  Kartonlu preslerle saklanır.
Mulden preste; yünlü kumaş, ısıtılabilen bir si¬lindir ve onun alımda yarım ay şeklindeki mui¬de arasında preslenir.
Elektrikli karton preste; kumaş  tabakaları Sarasına karton ve belirli aralıklarla ısıtılabilen kartonlar konur ve presleme yapılır.
Mulden Pres Ayar ve Bakımı
Bazı durumlarda kumaş rahatça silindir ve mulden arasından geçip gitmez ve kumaş bir hareketle katlanıp mulde yüzeyini silindir hareketiyle itilir. Bu durumda kolay kolay uzaklaştırması mümkün olmayan pres kırışık hatası oluşur.
Bu durum daha ziyade, eğer kumaş aninoplast (örneğin; reçine oluşturan buruşmazlık ürünleri) maddeleriyle önceden işlem görmüş ise veya herhangi bir yardımcı madde, yağ kir atığı da buna neden olabilir. Bu maddeler tırtıllıca olan silindir yüzeyin kayganlaştıracağından silindir ile kumaş arasındaki sürtünerek tutunma etkisinin ortadan kaldırır.   Böylece kumaş hareketi geriler veya durur.
Uzun süre soğuyup sıcaklık düşmesini beklemek gerekiyorsa da sıcaklık biraz azalınca kuvvetli alkali ile silindir silinir. Silindir ve mulde olduğu şekilde bırakılarak pres yonga ve bunların temizlenmesi gerekiyorsa, silindire bir taşıma bezi sarılır ve gene bir alkali ile alt gümüş kaplama parlatılır. 20-30 dakika içinde taşıma bezi kurumuş olur. Daha sonra basınç yükseltilerek parlatma işlemi 20 dakika daha sürdürülür.
Yeni işletmeye alınan preslerde kumaş geçişi çoğu kere gecikmeli şekilde olur. Bu durumda silindirin muldeye tam olarak uygun oturmadığı akla gelmelidir. Bu silindirin muldeye tam olarak uygun oturmadığı akla gelmelidir. Daha fazladır basınç vererek bunu sağlamaya kalkılmamalı mulde altında bulunun vidalarla bu tam oturma sağlanmalıdır.
Kartonlu Pres, Elektrikli Pres
Değerli yünlü kumaşların yüzey apresi için, ol¬dukça emek yoğun ve zaman alıcı bir apre çeşi¬didir. Elektrikli preste elde edilen parlaklık kibar, hoş bir parlaklıktır. Kumaş mulden preste ol¬duğu gibi çözgü yönünde gerilmez. Elektrikli preste, kumaş neminin azalma tehlikesi yoktur. Kumaş düzgün bir şekilde katlanır, aralarına özel parlak kartonlar konur. Malın inceliğine göre, 3-20 katta bir elektrikli ısıtıcı karton yer¬leştirilir. Kartonların yerleştirilmesi için yüksekliği ayar¬lanabilen masalar vardır. Katlamaların yüksek¬liği arttıkça masalar aşağıya iner, işçilerin çalış¬ma düzeyi sabit kalır.
Yerleştirme işleminden sonra presleme yapılır. Bu esnada ısıtılabilen kartonların çıkış telleri presteki elektrik prizlerine takılarak, kumaş katlarının 40-80 °C'ye ısıtılması sağlanır. Daha sonra ısıtma durdurulur. Tüm katların aynı sıcaklıkta olması ve kumaşın soğuyuncaya kadar basınç altında kalması önemlidir.
Kumaş katlarının kıvrım yerlerinin iz bırakma¬ması için işlem, birinci presteki kat yerleri orta¬ya gelecek şekilde ikinci kere tekrarlanır, kat¬lar, presin bastırma yüzeyinden daha geniş ha¬zırlanır ve böylece kıvrım yerlerinin preslenmesi önlenmiş olur.
ŞARDONLAMA, TÜYLENDİRME
Şardonlama; dokuma yada örme kumaşların ipliklerinin içerisinden, liflerin çekilerek kumaş yüzeyine çıkarılması ve böylece tüylendirilmiş yüzeyli bir kumaş görünüşü oluşturulmasıdır
Şardonlama İşleminin Esası
Şardonlama; enlemesine açık durumdaki ku¬maşın, dönen doğal veya metalik ince teller yada zımpara kaplı dönen silindirler ile aksi yön¬de geçirilirken, içerisinden liflerin çekilmesi ile gerçekleştirilir. Esas olarak bir ana tambur ve bunun etrafında dönen tellerle kaplı çok sayıda .silindirden olu¬şan şardonlama makinelerinde, hafiften ağıra çok değişik  şardonlama etkilen ekle edilebil¬mektedir.
Kumaşlar şardonlama için özel olarak oluştu¬rulurlar. Atkı iplikleri, tüylendirilecek lifler olarak yumuşak bükümlü ipliklerden seçilir. Şardonlanacak kumaş için ayrı bir iplik sistemi¬ne gerek yoktur. Özel dokularda, kumaşın yü¬zeyinde ilave hav iplikleri bırakılarak; bunların şardonlanması sırasında hav ipliklerinin durumuna göre, yer yer tüylü bir görünüm de kazandırılabilmektedir.
Şardonlanacak mamullerde yüzeyi parlaklaştıran, havları bastıran presleme gibi işlemler ya¬pılmaz. Şardonlama sırasında kumaşın hafif nemli ol¬ması, şardonlanma süresini kısaltır ve lif kaybı¬nı azaltır. Yün mutlaka nemli olarak şardonlanmalıdır.
Şardonlu Kumaş Özellikleri
Şardonlu kumaşlar, havlı kumaşlarla karıştırıl¬mamalıdırlar. Havlı kumaşlar yüksek yüzeylerdir, ancak ekst¬ra çözgü yada atkı iplikleri ile oluşturulurlar. Şardonlu kumaşlar havlı kumaşlardan, bir atkı ipliğini çıkarmak sureti ile ayrılırlar. Dokuma şardonlu kumaşların atkı iplikleri farklı bir tüy¬lü yüzeye sahiptir.
Birçok şardonlu kumaş aynı zamanda traşlanmıştır. Bu, şardonlu yüzeyin daha üniform hale gelmesini sağlar. Ştrayhgarn ve kamgam şardonlu kumaşlar, ön¬celikle takım elbise ve paltoluk olarak kullanılır¬lar. Bunlar; flanel, kersey, melton ve benzeridir.
Şardonlamanın kumaşa kazandırdığı olum¬lu özellikler:
Şardonlu yünlü kumaşlar daha yumuşak tutu¬ma sahiptir.
- Aynı materyalin tüylendirilmemişine nazaran daha yalıtkandır, sıcak tutarlar. Çünkü, tüyler arasında hava hapsedebilirler.
- Şardonlama gevşek dokunmuş kumaşı gizler.
- Şardonlama ile kumaşlar, doğal olarak su ve leke itici özellik kazanırlar.
Şardonlamanın kumaşa kazandırdığı olumsuz özellikler:
- Şardonlanmış kumaşlarda kalkık tüyleri nede¬niyle, lif uçları boncuklanır ve nispeten daha çabuk aşınmaya maruz kalırlar. Bu durum; kol uçları, ceket önleri, ilikler, dirsekler ve diğer aşınmaya maruz bölümlerde ortaya çıkar. Bu bölgelerde tüylerin yok olması, sürekli giyilen bir cekette bir sezon boyu bile sürmez. Tüylü (şardonlu) kumaştan giysiler, eğer yoğun kulla¬nım sözkonusu ise tavsiye edilmez.
- Birçok şardonlu kumaş şardonlamadan sonra tek yönde (uzunlamasına) fırçalanır, böylece tüyler kesin bir yön kazanır. Bu kumaşlar kon¬feksiyonda kesilirken, bu özellikleri çok dikkat¬le incelenmelidir.
- Yüzeydeki iplikler zarara uğrayacaklarından, kopma sağlamlıklarında bir azalma meydana gelir. Özellikle atkı yönünde sağlamlık belirli derecede azalır.
- Tüyler özellikle sentetik karışımlarında bon¬cuklanma eğilimini arttırır.
Şardonlamada Dikkat Edilecek Noktalar
- Mamulün her tarafında aynı nem bulunmalı¬dır.
- Açıcılar ve taşıma silindirleri her iki kenarda da aynı düzgünlükte çalışmalıdır.
- Mamul tam açılmış şekilde makineden geçi¬rilmelidir. Aksi halde kumaşlarda delik ve yır¬tıklar meydana gelir.
- Kumaşta buruşukluk olmamalıdır. Bu amaçla, önceden krablama veya dekatür yapılır. Ancak, bu işlemler, şardonlamayı zorlaştırır.
- Kumaşta atkı ve çözgü gerilimlerinin bulun¬ması, eşit olmayan şardonlaına etkisi verir.
- Dikiş yerlerinde potluk olmamalıdır. Büzgülü bir şekilde yapılan birleştirmelerde, dikiş yeri¬nin her iki tarafında devam eden şardonlama çizgileri meydana gelir.
- Belli bir miktar lif kaybı olur. Bu kaybın kalın kumaşlarda % 10'u geçmemesi, ince kumaşlar¬da daha az olması istenir.
- Dinklenmiş yünlü kumaşlarda kumaşın ke¬narlarındaki dinkleme daha az ise, çekme daha da az olmakta ve kenarlar dalgalı bir durum al¬maktadır. Bu durumda, düzgünsüz bir şardon¬lama ortaya çıkar.
-Tamburlu, doğal dikenli makinelerde, diken¬lerin eksenleri etrafında serbest dönememeleri, sopalı tiplerde taşıyıcılardaki dikenlerin kopmuş liflerle fazla kirlenerek etkinliğini yitir¬mesi de şardonlama çizgilerinin meydana gel¬mesine yol açar. Metalik kancalı makinelerde aşınan kancalar da aynı hataya neden olur.
Şardonlama Çeşitleri
Elde edilen etkilere göre şardonlama;
- Yatık tüylü,
- Keçeleşme ve
- Kadifemsi şardonlama tiplerine ayrılır.
Yatık Tüylü Şardonlama
Şardonlama neticesinde ortaya çıkan tüylerin aynı anda veya takiben bir yönde yatırılarak fikse edilmesidir. Kıvırcık olmayan, düz ve ka¬lın liflerden yapılmış mamullerde daha iyi so¬nuçlar alınır.
Yatık tüylü şardonlamada sopalı doğal dikenli şardonlama makineleri iyi sonuçlar verir. Me¬talik kancalılarda doğrudan yatık tüylü şardon¬lama mümkün değildir.
Keçeleşme Şardonlaması
Lifler şardonlama parçaları yardımıyla mamülün, ipliklerin içerisinden çekilir ve çekildikleri gibi ünsüz şekilde bırakılır. Daha ziyade tekstil mamüllerinin sıcak tutma özelliklerini geliştirmek için yapılan bir şardonlama işidir. Bu şekilde şardonlanmış yünlü mamüllerin bir de dinklemeden geçirerek yüzey keçeleşmesi iyice stabilize edilir. Genellikle mamülün iki yüzü de şardonlanır (moda nedeniyle tek yüzünü şardonlanması da mümkündür). Sonradan makaslanacak kumaşlardan önce bu tiep hafif bir şardonlamaya tabii tutulur. Böylece daha yumuşak ve dolgun bir tuşe elde edildiği gibi hav tüycüklerİni müteakiben yapılan makaslamada kesilebilmeleri de kolaylaşır.
Kadifemsi şardonlanma veya yatık tüylü şardonlama yapılacağı takdirde de istenirse önce bir keçeleşme şardonlaması yapılabilir.
Kadifemsi Şardonlama:
Lifler şardonlama parçaları yardımıyla mamülün, ipliklerin içerisinden çekilir yüzeye mümkün derecede dik vaziyete getirildikten sonra belirli yükseklikte kesilirler. Böylece kumaş kadifeye sıklığına erişemez. Bu şekildeki şardonlama için de, düz ve dayanıklı yün liflerden yapılmış mamüllerde iyi neticeler alınabilmektedir. Elde edilen kadifemsikumaşlar ( velür) daha ziyade paltoluk veya döşemelik olarak kullanılır. elbise yapımında pek kullanılmaz.
Genellikle velürlarda şardonlama sırasında lifler mamülün ipliklerin içerisinden çekilmekte, sonra özel makinalarda yüzeye dik hale getirilmekte, buharlanmakta ve birkaç pasajda kesilmektedirler.
Selülöz liflerinden yapılmış mamüllerin, yukarıda anlatılan şekilde şardonlanması iyi netice vermekte olup, özel dokulara ihtiyaç göstermektedir. Doku sırasında fazladan kullanılan pol (kutup, tüy) iplikleri kesilerek kadifemsi görünüş sağlanmaktadır.
Şardonlama Makineleri
Doğal dikenli şardonlama makineleri,
Sopalı doğal dikenli şardonlama makineleri.
Tamburlu doğal dikenli şardonlama makineleri
Metalik dikenli (kancalı) şarbonlama makineleri
MAKASLAMA
Makaslama esas olarak iki gaye için yapılır:
Kumaş yüzeyindeki tüyleri belirli yükseklikte, düzgün bir seviyede kesmek;
Kumaş yüzeyindeki hav tüycüklerini tamamen uzaklaştırmak.
Bilindiği gibi yıkamada hava tüycüklerini uzaklaştırmak için yapılan bir işlemdir  ve yıkamada, bilhassa tırtıllı bir yüzeye sahip olan kumaşlarda, tırtıllar arasında kalan kısımlardaki hav tüycükleri de tamamen uzaklaştırılabilmektedir. Bir kaide olmamakla beraber genellikle yünlü  kumaşlar makaslanır, selülöz veya sentetik liflerden yapılmış kumaşlar  yakılır. Tırtıllar arasında kalan kısımlarda ki hava tüycüklerin de uzaklaştırılması isteniyorsa, yünlü kumaşlarda yakılır. Sentetik  yün karışımlarının yüzeylerinin tamamen parlak olması, boncuklama (pilling) tesirini azaltmak bakımından istenir. Bunlar da genellikle kumaş yakılır. Yalnız yakma sırasında sentetik liflerin hafif erimesi neticesinde, erime boncukları meydana gelir ki, bunlar daha koyu boyanırlar. Bu nedenle yakmadan sonra bir de makaslama yaparak erime boncuklarının uzaklaştırılması tavsiye edilir.
Makaslamanın esası: Makaslama esasının üzerinden geçerken kumaş yüzeyine dik hale gelen tüy veya tüycüklerin uçları, sabit bir alt bıçak tarafından tutulur ve dönem üst bıçak tarafından kesilir. Demek ki, makinanın esas kesme tertibatı makaslama masası, alt bıçak ve üst bıçaktan meydana gelmektedir. 
Makaslama Makineleri
Makaslamada;
- Makaslama masası,
- Alt bıçak,
- Üst bıçak vardır,
Kumaş makaslama masasından geçerken, ku¬maş yüzeyine dik hale gelen tüycükler sabit alt bıçak tarafından tutturulur, döner üst bıçak tarafından  kesilir. Makaslamada pasaj sayısı bir veya daha fazla olabilir. Velur tipi kesimlerde tüyleri dik konuma getirecek ilave bir tertibat vardır.
Makaslama makineleri, şardonlama makinelerinin arkasına konularak kontinü işlem sağlanır.
Makaslama İşleminde Dikkat  Edilecek Noktalar
- Kumaşın ters yüzünde düğümler varsa, makaslamada düğümler geldiğinde kumaş makaslama masasının üzerinde fazla kaldırılacak ve kesilecektir.
 - Makaslamada kumaş kalınlığının hep aynı olması istenir.
- Kumaş partilerinin birbirine dikildiği yerlerde makaslama masası yatırılarak veya bıçak kaldı¬rılarak önlem alınır.
- Kumaşın her tarafta aynı kurulukta olması is¬tenir. Aksi takdirde, düzgünsüzlük meydana gelir.

FIRÇALAMA
Kumaş yüzeyinde şardon  ve  makaslamadan sonra liflerin kalmasını engellemek için, yapı¬lan mekanik bir işlemdir. Fırçalama; yaş durumda ve kuru durumda ya¬pılabilir.
Kum fırçalamadan önce kumaş buharlamadan geçer. Kullanılacak fırçalama makinesindeki fırça si¬lindiri sayısı, mamule ve gördüğü işlemlere bağlıdır. Fırçalamada döner etkili fırçalar kullanılır. Fırçalamadan sonra kumaş parlaklık, yumuşak¬lık kazanır.
Yaş fırçalamada, kumaş fırçalanmadan önce fırçalama silindirinin arasından geçer.
HAV POLİSAJI
Dokuma, örme veya tafting döşemelik ve perde¬lik veltırların, kadifelerin, şardonlanmış ve zım¬paralanmış yüzeylerin, battaniyelerin, halıların parlak hoş bir görünüm kazandırılması, taklit kürklerin güzelleştirilmesi amacıyla yapılır. Hav polisaj işlemi ile; hav elyafları açılır, düzel¬tilir ve aynı yöne getirilir. Havlan düzelen yüzey bu işlem sonunda yük¬sek bir parlaklık efekti kazanmaktadır. Bu par¬laklık; elektrik, buhar, yağ ve IR ısıtma etkisi ile pürüzsüz yüzeyli döner çelik silindirler ile sağlanır.
Silindir içine 4 adet hafif yivli kertik açılmıştır. Bu kertiklerde çelik ve alüminyumdan yapılmış pabuç şeklinde parçalar bulunmaktadır. Silindirlerin yüksek devirde dönmesi esnasında bu kertikler ve kertik içindeki pabuçlar, hav üzerine darbe etkisi yapan bir çekim yaratırlar. Bu çekimin yönü, materyalin hareket yönünde¬dir.
Bu arada, rotor silindirinin elektrikle ısıtılmış olması ve yüksek süratle dönmesi sayesinde sentetik elyafta şok tarzında bir plastikleşme oluşur.
Pasaj sona erdiğinde havlar tekrar aynı yönde düzeltilir ve gevşek (gerilimsiz) bir durumda serilir, akabinde soğutularak bu durumda fikse edilir.
Hav rotor silindiri özel bir çelik dökümden ya¬pılmaktadır ve çapı 300 mm'dir, Hav polisaj tesisi; bir hav rotoru ve bir de nem¬lendirme tertibatından oluşmaktadır. Nemlendirme tertibatı çok çeşitli yapılarda ola¬bilmekte ve materyalin buharlama veya su püs¬kürtme ve fırçalama işlemleri ile nemlendiril¬mesin! sağlamaktadır. Aynı tertibat, materyale ıslatma yardımcı maddeleri içeren bir flotteyi de püskürtebilmektedir.
Materyalin buhar, su ve ıslatıcı madde ile nemlendirilmesi, polisaj efektinin artmasını ve stabil olmasını sağlamaktadır. Yünlü materyaller için silindir sıcaklığı 160-1800C, viskoz materyaller için viskoz karı¬şımları için 140-1600C, poliakrilnitril materyal¬ler için (Voltex örme kürkler) 110-1700C olarak denenmiş ve tespit edilmiştir. Materyalin silindirler üzerine bastırılması için gereken basınç materyale ve istenilen efekte göre makine üzerinde ayarlanabilmektedir. Materyal hızı 3-7 m/dak. civarındadır.
Hav polisajı için bazı teknolojik öneriler:
Burada asıl şart çok iyi şardonlanmış bir mater¬yalin hazır olmasıdır.
1- Varyasyon: Kurutma, polisaj.
2- Varyasyon: Buharlama, polisaj.
3- Varyasyon: Nemlendirme, buharlama, poli¬saj.
4- Varyasyon: Nemlendirme, polisaj.
KATİNE APRESİ
Şardonlanmış kumaşın tüy (hav) tabakasına, mekanik işlemler sonucu düğümlü ve dalgalı bir görünüm kazandırılması işlemidir,
 Daha çok yünlü mamullerde fantezi ku¬maş eldesi için kullanılan, özel apre türüdür.
MELTON APRESİ
Bilardo masası kaplama kumaşına uygulanan apredir.
Kalın, ştrayhgarn yünlü kumaşa etkili bir dinkleme yapılır.
Bu apre işleminde, kuvvetli bir dinkleme ve ha¬fif bir şardonlama ile çizgisiz, küt, keçeleşmiş ve sık bir lif havı oluşur. Bundan dolayı da ör¬güsü tanınmayacak (görülemeyecek) durumda¬dır.
Aşınmaya daha fazla maruz kalan yerler kolay¬ca yıpranırlar. Ştrayhgarn melton, flanelden daha ağırdır, yü¬zeyi daha pürüzlüdür ve karışıktır. Apre hataları apreleme işlemlerinde ortaya çıkan hatalardır.
- Reçete içeriği
- Mamul üzerinde daha önce kalan artıklar,
- Apre maddelerindeki bozukluklar,
- İşlem koşullarının doğru ayarlanamaması gibi nedenlerden kaynaklanırlar.
Yünlü apre işlemlerinde görülebilecek hatalar
- Keçeleşmezlik apresinde renk değişimi yada sararma olması. Apre yöntemine bağlı olarak tutumun sertleşmesi.
-Şardonlama işleminde aşınan şardon telleri nedeniyle oluşabilecek şardonlama çizgileri.
- Presleme işleminde basınç-sıcaklık ve nemin doğru ayarlanamaması nedeniyle yapay parlak¬lık (basınç izi).
- Çeşitli işlemlerde kumaşın kırışık halde sarıl¬masından oluşan kat izi, kırık izleri.
- Dikiş yerinin kalın olması yüzünden kumaşta basınçla oluşan iz.
- Bazı apre maddeleri aplikasyonunda ard iş¬lemlerin gereği gibi yapılmaması sonucu oluşan kötü koku. Yündeki sülfür kokusu hidrojenperoksit ile giderilebilir.
- Yüzeysel fiksaj işlemlerinin gereği gibi yapıl¬maması sonucu yetersiz ütü tutma özelliği.
- Apre işlemlerinde koşulların hassas ayarlan¬maması nedeniyle elyafın zarar görmesi, muka¬vemet kaybı.
-vb.


KAYNAKLAR
- Mehmet YAKARTEPE, Zerrin YAKARTEPE. Tekstil Terbiye Teknolojisi. Kasar’dan Apreye., Birinci Baskı, İstanbul, 1995.
- Doç. Dr. Işık TARAKÇIOĞLU. Bitim İşlemleri ve Makineler.

 

 

                                              İÇİNDEKİLER
YÜNLÜ MALZEMELERİN APRESİ 1
Kimyasal (Yaş) Apreler 1
Keçeleşme Olayı 2
Keçeleşme Çekmesi 2
Yünlüde  Keçeleşmeyi Etkileyen Özellikler 2
Keçeleşmezlik Apre Yöntemleri 3
Yükseltgeme ile Keçeleşmezlik 3
YÜNLÜ MAMÜLLERİN SU İTİCİLİK BİTİRME İŞLEMLERİ 3
GÜVE YEMEZLİK APRESİ 4
Güve Yemezlik Apresinin Prensibi 4
Güve Yemezlik Maddeleri 5
Güç Tutuşurluk Apresi 5
Basit Apre 5
Yünlü Kumaşta mekanik (Kuru) Apreler 6
FİKSAJ, FİKSE 6
Yünlüde Yüzeysel Fiksaj 7
ÇEKMEZLİK 8
Relaksiyon çekmesi 8
Higral esneme 8
Süper Büzülme, Süperkontraksiyon 9
Keçeleşme Çekmesi 9
Kimyasal Fiksaj ile Çekmezlik Apresi 10
London-Shrunk, London Çektirmesi 11
NEMLENDİRME 11
DEKATÜR 12
Kuru Dedaktör 14
Kazan Dekatürü 14
Kazan dekatürünün avantajları 14
Kazan dekatürü 14
Bitim (Finish) Dekatürü, Yarı Dekatür 15
Bastırmalı Parlaklık Dekatürü 15
Kontinü Dekatür 15
Buhar Üflemeli Dekatür 15
Yaş Dekatür 15
PRESLEME, BASTIRMA 16
Mulden Pres Ayar ve Bakımı 16
Kartonlu Pres, Elektrikli Pres 17
ŞARDONLAMA, TÜYLENDİRME 18
Şardonlama İşleminin Esası 18
Şardonlu Kumaş Özellikleri 18
Şardonlamanın kumaşa kazandırdığı olumlu özellikler: 18
Şardonlamanın kumaşa kazandırdığı olumsuz özellikler: 19
Şardonlamada Dikkat Edilecek Noktalar 19
Şardonlama Çeşitleri 20
Yatık Tüylü Şardonlama 20
Keçeleşme Şardonlaması 20
Kadifemsi Şardonlama: 21
Şardonlama Makineleri 21
MAKASLAMA 21
Makaslama Makineleri 22
Makaslama İşleminde Dikkat  Edilecek Noktalar 22
FIRÇALAMA 23
HAV POLİSAJI 23
Hav polisajı için bazı teknolojik öneriler: 24
KATİNE APRESİ 24
MELTON APRESİ 24
KAYNAKLAR 25

TEKSTIL OKULU

Yünlü Malzemelerin Apresi
« : Ocak 17, 2010, 03:53:01 ös »

Sitemizin Sürekliliği İçin Lütfen Sponsor Bağlantılarına Tıklayınız.

 


Sitemizin Sürekliliği İçin Lütfen Sponsor Bağlantılarına Tıklayınız.